Kalbin temizse hikayen mutlu biter!

Ben Bir Hipnoz Bozucuyum

Hipnoz: (Sözlük anlamıyla) Telkinle sağlanan yapay uyku hali, rahatlama ve gevşeme hali.

Hipnoz böyle tanımlanır ama bu tanım eksiktir. Kişinin illa uyuması ve gevşemesi değildir. ipnotizmahipnoz. Ben size, “Bugün hasta görünüyorsun” dediğimde hipnozu başlatmış oluyorum. (Zihninizde bir resim oluşur ve siz bu resme istemsiz bir tepki verirsiniz.) Çünkü sizin odağınızı hasta olmaya çekiyorum. Eğer, “Yüzün sararmış, teyzemin de böyle başlamıştı sonra akşamleyin hastaneye kaldırdık” dersem hipnozu ilerletmiş olurum. Her söylediğim cümle hipnozu daha da derinleştirir ve akşam kendinizi hastanede bulabilirsiniz. (Söyleyen kişinin etkileme gücü ve nasıl söylediği çok önemlidir.) Tabii kendinizi de-hipnotize etmeyi bilirseniz işler değişir.

“Her önerme kendini pekiştirir.”

Hipnoz doğumumuzdan itibaren başlar, trilyonlarca telkin ve önermeyle inançlarınız oluşur. Dünya kötüdür, insanlar kötüdür, para zor kazanılır, ekmek aslanın ağzında, yaşam süresi 80 yıldır vs. vs. her gün tekrarlanan bu önermeler artık sizin gerçekliğiniz olur.

Hadi sadece yaşam süresi olayını ele alalım.200 yıl yaşamak ister misiniz?adlı yazımı okumuşsunuzdur. Binlerce kişi okudu, hepsi bir şekilde hipnotizmamantıklı buldu ama kaç kişi 200 yıl yaşayacağına inandı? Belki %1, neden? Çünkü doğumunuzdan şimdiki yaşınıza kadar trilyonlarca önerme size 70-80 yıl yaşabileceğinizi söyledi, şimdi benim bir önermem yıkabilir mi?

Dünya kötüdür, insanlar kötüdür, para zor kazanılır sözleri ile hipnoz olan biz, aslında dünya iyidir, para kolay kazanılır, her şey çok güzel sözleri ile de kendimizi hipnoz ediyoruz. Hiç bir şey gerçek değil, bu gerçeklikleri biz seçiyoruz. Bu önermeler sizin odağınızı belirliyor ve tekrarlandıkça o odak artık değişmez hale geliyor, ki buna da inanç diyoruz.

Yani şu an nefret edilecek 100 şey bulabilirsiniz ama sizi mutlu edecek 100 şey de bulabilirsiniz. Fakat beynimiz bunların hepsine birden odaklanamaz, sadece sizin ona inançlar vasıtasıyla yolladıklarınızı görür.

Peki hipnoz nasıl bozulur?

Size bir teknik vereyim, birisi sizi hipnoz etmeye çalışırsa hipnoz olmamanın en iyi yolu onun önermelerine kendi içinizden ters önermelerle karşılık vermek. Örnek;

Hipnozcu: Nefes alıp verdikçe göz kapakların kapanıyor.

Siz: (içinizden) Her nefes alıp verişim ve hipnozcunun söylediği her cümle dinçleşmemi sağlıyor.

hipnozcu

Günlük hayatın içinde anne, baba, patron, arkadaş vs. herkes size milyonlarca önerme sunacak, (bilmeden hipnoz edecek) sevdiğiniz önermeleri kabul edin, sevmediklerinize aynen yukarıda bahsettiğim gibi ters önermelerle karşılık verin.

Ben hipnoz bozucuyum dedim. Neden? Bana gelen herkes bir şekilde hipnoz (ben dahil) edilmiş geliyor. Ya sistem tarafından, ya anne baba tarafından, ya arkadaşları tarafından vs. vs. Onlara verilen trilyonlarca önerme hayatlarını çıkmaza sokmuş, yanlış inançlar oluşturmasını sağlamış. Ben ise onlara bunu nasıl bozacağını öğretiyorum. Mesela 13-14 yaşlarındaki bir çocuğa aile sürekli dikkatini derslerine veremiyorsun demiş, sen de dikkat bozukluğu var demiş. Ama aynı çocuk  dikkatini 5 saat bilgisayara verebiliyormuş. Çocuğa senin dikkat eksikliğin var sözü o kadar söylenmiş ki artık bu çocuğun gerçekliği olmuş. Bana geldiklerinde tek yaptığım çocuğu kullandığım tekniklerle dikkat eksikliği olmadığına ikna etmekti. 1 ay sürdü ama şimdi asla böyle bir sorun yaşamıyor. Aile tam tersini yapmadığı sürece de yaşamayacak.

“Ben psiko-somatik bir gezegenin hipnoza uğramış yurttaşıyım” Richard Bach

Richard Bach yeni çıkan Hipnozcu kitabında (aslında orjinal adı Maria’yı Hipnotize Etmek) dünyayı sorguluyor ve aşağıdaki soruları cevaplıyor.

Neden buradayız ve nereye gidiyoruz?

İnsanlığın gerçek doğası uzay ve zamanla mı çevrili?

Yoksa yanılsamaları gerçeklik olarak kabul etmekten vazgeçersek ne olur?

Sınırlarınızı zorlayacak kadar cesur musunuz?

hipnoz

Şimdi bir kaç dakikanızı ayırıp aşağıdaki videoyu izlemenizi istiyorum.

hipnoz_spiral
Hipnoz ne kadar etkili?

Hipnoz üzerine konuştuğum bir arkadaşım bana bir soru sordu;
Soru: Bizim evdeki koltuklarımızın üzerinde gül motifleri olan goblen işlemeler var. Gül kurusu ve krem rengi tonlarda… diyelim bize daha önce hiç gelmeyen biri geldi ve biz evdekileri koltukların aslında siyah ve yaprak desenli olduğu hakkında çok ciddi bir inançla vurgu yapsak, karşı tarafın görsel inancını değiştirebilir miyiz? Bir şekilde uzun zamandır görmeye alışık olduğu şeyi görmekten vazgeçer mi?

Cevap: Buna bir kaç video ile cevap vereceğim. Sonuçları siz çıkarın.

Birinci video Psikoterapist ve Hipnotist olan Anthony Galie’nin Türkiye’de yaptığı bir seminerden görüntü. Hipnozdaki kişiye ayakkabını bulamayacaksın diyor ve kişi elindeki ayakkabıyı her yerde arıyor. Sahne hipnozunda basitçe hipnotistin telkinini hemen uygular hale geliriz ve o telkin bizim için o kadar geçerli olur ki, elimizdeki ayakkabıyı göremeyiz.

 

İkinci video da Derren Brown karşısındaki kişiyi hipnoz ediyor ve verdiği telkinlerle kendisini göremeyeceğini söylüyor. Karşı taraf gerçekten de Derren Brown’u göremiyor.

 

 

Üçüncü video yine  Psikoterapist ve Hipnotist olan Anthony Galie’nin, kişi hipnozda olmadığını düşünüyor ama yine de elini başından oynatamıyor. Hipnozdaki çoğu kişi hipnozda olduğuna inanmaz. Bu videoyu kendi düşüncelerimiz, önyargılarımız olarak düşünün.