Birinin yüzüne bakarak yalan söylediğini anlayabilir miyiz? Lie to Me dizisini izlerken insanın aklına bu soru geliyor. Kaşların küçük bir hareketi, dudakların gerilmesi, bir anlığına değişen bakış… Ekranda bütün bu ayrıntılar, saklı bir gerçeğe açılan kapılar gibi görünüyor.
Hayatta ise o kapıların ardında tek bir cevap bulunmuyor. Bir insanın yüzünde gördüğümüz gerginlik; korkunun, çekingenliğin, yorgunluğun ya da anlatmakta zorlandığı bir meselenin izini taşıyabilir. Bir ifadeyi fark etmek başka, onun nedenini bilmek başkadır.
Lie to Me’nin uyandırdığı merak
Paul Ekman’ın çalışmalarından esinlenen Lie to Me, yüz ifadelerini ve sözsüz iletişimi hikâyesinin merkezine yerleştiriyor. Dizinin beni etkileyen tarafı, sıradan bir konuşmada gözden kaçırabileceğimiz ayrıntılara dikkat çekmesi.
Bir sahneyi izlerken yalnızca söylenenleri değil, cümlelerin arasındaki duraksamaları da takip etmeye başlıyorsunuz. Sonra günlük hayatta bir arkadaşınızı dinlerken aynı merak beliriyor: “Acaba anlatmak istediği ama henüz söyleyemediği bir şey var mı?”
Bu merak değerli. Fakat dizideki hızlı çözümleri gerçek hayata taşımak kolayca yanılgıya dönüşebilir. İnsan ilişkilerinde her bakışın tek bir karşılığı, her hareketin değişmez bir anlamı yok.
Aynı ifade, farklı hikâyeler
Şöyle birini düşünün: Kaşları hafifçe çatılmış, dudakları birbirine yaklaşmış, bakışları dalgın. Yalnızca yüzüne bakarsak onun huzursuz olduğunu düşünebiliriz. Peki neden?
Bir randevuya geç kalmaktan endişeleniyor olabilir. Bir iş görüşmesinde kendini doğru anlatmaya çalışıyor olabilir. Yakın bir arkadaşından duyduğu haberi anlamlandırmaya çalışıyor da olabilir. Yüzündeki benzer ifade, bu üç durumda bambaşka bir hikâyeye eşlik eder.

Bu yüzden bir hareket gördüğümüzde kendimize küçük bir pay bırakabiliriz: “Ben böyle yorumladım; ama başka bir açıklaması olabilir.” Bu cümle, karşımızdaki insanı kendi tahminimize hapsetmemize engel olur.
Mimikler yalanın kesin kanıtı mı?
Tek bir mimikten, bakıştan veya beden hareketinden kesin bir yalan sonucu çıkaramayız. Ekman’ın dikkat çektiği noktalardan biri de bu: Bir duygunun görünmesi, kişinin yalan söylediğini kanıtlamaz; belirgin bir işaret görülmemesi de mutlaka doğruyu söylediği anlamına gelmez.
Örneğin suçlandığı için korkan birinin yüzündeki korkuyu, suçlu olduğunun kanıtı sanabiliriz. Oysa korktuğu şey, yapmadığı bir şey yüzünden yanlış anlaşılmak olabilir. Duyguyu fark etsek bile sebebini henüz bilmiyor olabiliriz.
Birine güvenip güvenmeyeceğimiz gibi önemli bir konuda, yalnızca yüz ifadesine dayanmak yerine anlattıklarını, somut bilgileri ve zaman içindeki davranışlarını birlikte değerlendirmek daha anlamlıdır.
Gözlemden iyi bir soruya geçmek
Bir arkadaşınızın konuşurken durgunlaştığını fark ettiniz diyelim. “Benden bir şey saklıyorsun” demek yerine, “Bu konu seni düşündürdü mü?” diye sorabilirsiniz. Birincisi tahminimizi karşı tarafa yükler; ikincisi ona kendi deneyimini anlatma fırsatı verir.
Günlük sohbetlerde şu üç küçük adımı deneyebilirsiniz:
- Fark edin: Gerçekte ne gördünüz veya duydunuz? “Bir süre sustu” bir gözlemdir; “Bana kızdı” ise yorumdur.
- Sorun: Cevabı önceden belirlemeden, “O anda aklından ne geçti?” gibi açık bir soru yöneltin.
- Dinleyin: Yanıtı kendi tahmininize uydurmaya çalışmadan dinleyin. İnsan bazen hemen konuşmaya hazır olmayabilir.

Bir yüzün arkasında bir insan var
Lie to Me’den aklımda kalan merakı, günlük hayatta insanları daha dikkatli dinlemeye dönüştürmeyi seviyorum. Çünkü birini anlamaya çalışırken en kolay unuttuğumuz şey, onun bizim henüz bilmediğimiz bir hikâyesi olduğu.
Bir yüz ifadesi bize soru sordurabilir. O sorunun cevabını ise karşımızdakine söz vererek arayabiliriz. Bazen bir ilişkiyi derinleştiren şey, “Seni çözdüm” duygusu değil, içten bir meraktır: “Seni daha iyi anlamak istiyorum.”
Hakan Mengüç
Alev says:
Harika bir yazı, harika bir paylaşım daha…
burası bir okul gibi..
teşekkürler
16 Aralık 2009 — 09:50
Sosyal says:
mükemmel, devamını merakla bekliyoruz
16 Aralık 2009 — 10:08
Canda says:
İnsanlar ne tuhaftırlar ki, çoğu zaman gerçekten gülümsediğinizde bunun göz kenarlarını kırıştıracağından, yaşlanacaklarına inanırlar… Oysa gerçekten gülümsemek en iyi zaman silgisidir bence… göz kenarlarımın kırışmasını seviyorum…
Her zamanki gibi çok güzel… Tebrik ederim…
16 Aralık 2009 — 16:55
Tuna says:
Mükemmel, gerçekten süper bilgiler…
16 Aralık 2009 — 17:30
mrw says:
peki ifadesiz insanlar var mı tepki veremeyen insanlar yalan söylerken daha inandırıcıdır(diye düşünüyorum) böyle insanların yalan söylediğini nasıl anlıyorsunuz?
16 Aralık 2009 — 18:07
Gökçe says:
Bu konuda yapılan çalışmaları bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler.
En azından haberdar oluyor ve çalışmaları takip etme fırsatı buluyoruz.
16 Aralık 2009 — 22:45
nevzat says:
Çok güzel ve etkileyici buldum.
16 Aralık 2009 — 23:08
Semra Nuzumlaer says:
Biran önce devamında buluşalım.Teşekkürler.
16 Aralık 2009 — 23:11
cesaret says:
öğrenmenin sonu yok her yazınızdan çok şey öğreniyorum. sağ olun…
16 Aralık 2009 — 23:26
Hulya Can says:
Diğer organlarımızda hissettiğimiz duygulara göre tepkisini veriyo.
En güzel tepkiyide gülen haliyle vermiş.
Harika…Teşekkür ederim
16 Aralık 2009 — 23:27
Amon says:
Çok güzel bilgile aktarmışsınız,gülmek kadar insanı güzelleştiren başka bir şey yok.Devamını bekliyorum.Teşekkürler.
16 Aralık 2009 — 23:45
UK says:
Yüreğine Sağlık
17 Aralık 2009 — 00:00
ebru says:
evet beden dilini ögrenmeye başlıyacagız bugün senden güzelşeyler ögrendim süpersin
17 Aralık 2009 — 00:10
Melek Gökcan says:
Beden dilini ve yüz mimiklerini okumayı öğrendikçe karşımızdakini tanımak daha da kolaylaşacak, karşılıklı mesafelerimizi ayarlamak özellikle kendimiz için daha olumlu olacak sanırım. Paylaşımlar için teşekkürler. Lie to me benim de ilgimi çekmiştir. Daha çok kitlelere ulaşması dileklerimle…
17 Aralık 2009 — 00:24
Nuran BOYRAZ says:
Paylaşımlarınızın her biri büyük değer ve elbette çok faydalı , emeğinize açık yürekliliğinize sonsuz teşekkürler.
Merakla her bir paylaşımınızın takipçisiyim
Sevgi ve saygılar
17 Aralık 2009 — 01:52
Eflatun says:
Harika bir calisma.
17 Aralık 2009 — 12:58
Hülya says:
Paylaştığınız için teşekkür ederim…
17 Aralık 2009 — 16:30
nedo says:
bende yüz mimiklerinin herşeyi gösterdiğine inanıyorum.Ve çok gzl şeyler paylaştığınızı gördüm.çok teşekkürler.
17 Aralık 2009 — 19:32
Demet says:
İnsan dostunu düşmanını bile beden dilinden tanır,bakışlarını ölçmek yeterli.Hele bizim gibi sürekli insanlarla iç içeyseniz beden dili çok önemli.Teşekkürler.
17 Aralık 2009 — 22:41
Damla Tekin says:
Teşekkürler Hakan, yine aydınlatıcı ve bilgilendirici bir yazı daha paylaşmışsın bizimle, devamını merakla bekliyoruz.
18 Aralık 2009 — 09:42
karmançormancı says:
zevkli bir konu…diziyi merak etmedim değil..
18 Aralık 2009 — 11:44
sevtap says:
paylaşımlar harika zevkle takip ediyorum,yüreğinize sağlık…teşekkürler
18 Aralık 2009 — 12:48
onask says:
harika bir onu teşekkür ederizz
20 Aralık 2009 — 12:34
zeliha akyüz says:
gerçekten çok güzel bir çalışma teşekkürler ve tebrikler.
20 Aralık 2009 — 22:26
gülsüm says:
süpersiniz… sizi okumakdan büyük zevk alıyorumç teşekkürler
21 Aralık 2009 — 00:20
Aynur says:
Bence yorum istenilen fotoğraflarda şu ifadeler yer alıyor.
Hakan Mengüç bey, sizce doğrumu yorumluyorum?
1. fotoğrafta çok korkmuş bir kadın
2. fotoğrafta korkmuş bir adam.
3. fotoğrafta kızgın bir adam
4. fotoğrafta ifadesiz bir kadın
5. ve 6. fotoğraflarda mutlu kadın ve adam.
04 Ocak 2010 — 03:38
CAÇ says:
her yazı da biraz daha her yazı da biraz daha aydınlanıyoruz teşekkürler
05 Mart 2010 — 16:55
Figen says:
harika, çok teşekkürler
25 Mart 2010 — 08:51
Süreyya says:
Sizden daha çok yazı bekliyorum,az yazıyormuşsunuz gibi geliyor bana.
Diziyi de çok merak ettim,nereden bulabiriz acaba! Her yazıyla bilgi hazinemiz biraz daha doluyor,çok teşekkür ediyorum.
Çalışmalarınızın devamını dilerim.
30 Nisan 2010 — 13:49
Samet Ay says:
çok teşekkürler harika bir yazı
09 Haziran 2010 — 20:44
EDALIM says:
İİ DE DEVAMI HANİ
18 Haziran 2010 — 14:14
semih_stresli@hotmail.com says:
1 – dehşet
2 – korku
3 – kararlılık
4 – küçümseme
5 – gerçek olmayan bir gülümseme
6 – gerçek bir gülümseme.
hepsinin doğru olduğunu biliyorum.
14 Ocak 2012 — 03:43
EnsarSevindik says:
Lie to Me yapmacık olmuş. The Mentalist i seyretmeni öneririm.
12 Nisan 2012 — 00:21
Süha Mete says:
Ben de bu dizi hakkında yazdığım yazıyı derliyordum sizi buldum. Beden dili notlarımı yayınlayacakken böyle fotoğraflarla karşılaşmam güzel oldu. Kullanabilir miyim fotoları?
05 Şubat 2014 — 16:09
Tabriz says:
harika ,ellerine saglik
29 Şubat 2016 — 22:41
burhan says:
Bu konuda verdiğin bilgiler için teşekkür ederim. Ama yeterli olmaz hiç bir zaman kendini kaybetme.
24 Mayıs 2016 — 01:19