
Teslimiyet, kapıyı zorlamak değil,
kapının zaten açık olduğunu fark etmektir.
Ben yürüdüğümü sanırken,
aslında yolun beni taşıdığını öğrendim.
Tutunduğum her şey elimde ağırlaştı,
bıraktığım her şey içimde yer açtı.
Bir gün,
yük sandığım şeylerin
bana ait olmadığını gördüm.
Sustum.
Çünkü bazı cevaplar
kelimelerle gelmez.
Rüzgâra karşı durduğumda yoruldum,
kendimi bıraktığımda ise yön buldum.
Ama itiraf edeyim,
bırakmak kolay değildi.
İçimde hâlâ tutmak isteyen bir ses vardı.
Kaybetmekten korkan,
dağılmaktan ürken bir ses…
Ve ben, en çok onunla mücadele ettim.
Direndikçe daraldım,
gevşedikçe içimde bir alan açıldı.
Ey kalbim!
Her şeyi anlamaya çalışma.
Bazen sadece durmak gerekir.
Çünkü sen bıraktığında,
bir şey seni taşımaya başlar.
Sen sustuğunda,
içinde başka bir ses yükselir.
Ve sen hiçliğe yaklaştığında,
orada bir yokluk değil,
tuhaf bir doluluk vardır.
Bir yaprak gibi bıraktım kendimi akışa
Nereye düşeceğimi bilmeden.
Ama düştüğüm her yer,
zaten bana aitmiş.
Korktuğum dağılma,
yeni bir düzenin başlangıcıymış.
Tutundukça yoruldum,
gevşedikçe toparlandım.
Aradığım şey,
peşinden koştuğum yerde değil,
vazgeçtiğim yerde karşıma çıktı.
Zamanla fark ettim
acele eden tarafım hep aklımdı,
bekleyebilen tarafım kalbim.
Ve ben, ilk kez
bekleyebilmeyi öğrendim.
Su nasıl yolunu bulursa,
ben de yönümü buldum.
Ama bu, bulmak gibi değildi,
daha çok, kaybolma halini geride bırakmak gibiydi.
Plan yaptıkça gerildim,
akıntıya bıraktıkça çözülmeye başladım.
Şimdi içimde bir sessizlik var.
Ama bu boşluk değil.
Bu, fazlalıkların çekildiği bir açıklık.
Artık geçmişe tutunmuyorum,
geleceği de zorlamıyorum.
Sadece bu anın içinde,
olmam gereken yerde duruyorum.
Kalbim razı
Ama bu bir teslimiyet değil sadece,
aynı zamanda bir öğreniş.
Ben bıraktım…
ve bir şey beni taşıdı.
Ben sustum…
ve içimde bir ses konuştu.
Ben azaldım…
ve başka bir şey çoğaldı.
Artık biliyorum:
yol da, yolcu da, varış da
aynı yerden doğuyor.
Ve ben…
bu akışın ortasında
zorlamayı bırakmadım
zorlayan “ben”i terk ettim.
(Nisan 2026, Toskana, İtalya kampındaki bir meditasyon sırasında içimden kendiliğinden açığa çıkanlar)
Nejla Tiryaki says:
Ah kalbim🤍🌱
Tam da bu hislerle, zorlayan “ben”i terk ettim.
18 Nisan 2026 — 14:59
Gülgün says:
Herzaman kalbimin içindeki O muhteşem IŞIĞIN yönlendirdiği geçmişe tutunmadan geleceği zorlamadan sadece anın içinde olmam gereken yerde olabileceğim yolda ilerleme isteğimi tekrar kazanabildiğim için mutluyum Sevmek ve sevilmenin bu kapının anahtarı olduğunu biliyorum İçimde varolan BEN i tekrar bulmakta sayenizde gerçekleşti Teşekkürlerimi gönderiyorum
18 Nisan 2026 — 15:33
Gülgün says:
Herzaman kalbimin içindeki O muhteşem IŞIK ın yönlendirdiği geçmişe tutunmadan geleceği zorlamadan sadece anın içinde olmam gereken yerde olabileceğim yolda ilerleme isteğini tekrar kazanabildiğim için mutluyum. Sevmek ve sevilmenin bu kapının anahtarı olduğunu biliyorum . İçimdeki BEN i tekrar bulmakta sayenizde gerçekleşti. Teşekkürlerimi gönderiyorum .Sevgiler
18 Nisan 2026 — 16:02
Meryem Unal says:
Bir mesaj istedim hocam, tamda ruzgara karsi dururken, aklimi susturamazken, birakirsam koybalacagimi hissederken, yuklerimin altinda ezilirken, o bosluktan o kadar cok korkarken, dilimde devamli teslimiyet sozcugu varken ama kalbim izin vermezken, istedim hocam sizden bir mesaj istedim ve aldim o mesajinizi. Tesekur ederim hocam. Tekrar gorusmek niyetiyle. Ben Meryem 23 mayis 2025 Alacati kampi. Sevglerimle. Tekrar ayni yolda bulusmayi o kadar cok niyet ediyorumki. Issiginizdan faydalanmak icin.
18 Nisan 2026 — 17:53
Hakan Mengüç says:
🍀🍀
20 Nisan 2026 — 12:07
Hakan Mengüç says:
🍀🍀
20 Nisan 2026 — 12:08
Hakan Mengüç says:
Ne kadar güzel yazmışsınız, yüreğinize sağlık 🍀
20 Nisan 2026 — 12:08