Kalbin temizse hikayen mutlu biter!

Kategori: Hipnozun Yapısı ve Transı Oluşturan Durumlar (page 1 of 2)

Bu kategoride hipnoz ve transın yapısı anlatılmakta, transı oluşturan durumlar günlük örneklerle basit bir şekilde anlatılmaktadır

Siyasi Hipnoz ve Gizli Hipnoz

 

Size bundan on yıl önce, Kenyalı, Müslüman ve zenci bir baba ile Hristiyan ve beyaz bir annenin oğlu, göbek adı Hussein olan genç bir adam Amerika Birleşik Devletleri’nin en popüler başkanı olacak deselerdi ne düşünürdünüz?

Muhtemelen gülüp geçerdiniz.

Ancak bugün durum ortada. Nobel Barış Ödülü sahibi Barack Hussein Obama,  pek çok kişiye göre Amerika tarihinin en iyi görünen, en iyi konuşan, en iyi giyinen ve hepsinden önemlisi kendisine en güvenilen başkanı konumunda.

Peki Obama’yı bu kadar dezavantaja (daha doğrusu Amerika’da dezavantaj olarak görünen özelliklere) rağmen, Başkan yapan özellikler neler?

En önemli özellik, Obama’nın iletişim sanatındaki ustalığı…

Hayatınızın kalitesi iletişiminizin kalitesi ile bağlantılıdır. İletişiminiz ne kadar güçlüyse, başarılı olma ihtimaliniz o kadar artar. Neden bazı insanlar iletişim kurmada daha başarılı, diğerleri daha başarısız? Bize iletişimi öğretmiyorlar mı? Öğretiyorlar tabii ki ama bilinçle olan iletişimi öğretiyorlar. Çok az kişi bilinçaltı ile nasıl iletişim kuracağını biliyor ya da bilmesine rağmen çok az kişi bunun bu kadar etkili olduğuna inanıyor, uyguluyor.

Bilincimiz zihnimizin küçük bir kısmını kontrol ediyor. Genellikle bilinç-bilinçaltı örneklendirmesini buzdağı metaforu ile anlatılır. Buzdağlarının çok küçük bir kısmı su yüzeyindeyken, büyük kısımları suyun altındadır ve görünmez. Buzdağı örneğindeki gibi görünen kısım bilinç, görünmeyen kısım ise bilinçaltı. Ama insanlar her zaman görünen kısma dikkat ettikleri için bilinçaltı iletişimin ne kadar önemli olduğunu gözden kaçırıyorlar.

 

Barack Obama daha Amerika Birleşik Devletleri Başkan Adayı bile değilken, yani aday adayıyken 19 milyon dolar gibi bir bağış toplayarak rekor kırmıştır. 19 milyon dolar o kadar büyük bir para ki, ayda 5.000 TL alan bir müdür o parayı hiç harcamasa ancak 300 yılda 19 milyon dolar biriktirebilir. Obama daha adaylığı bile kesinleşmemişken insanları kazanacağına ikna etmiştir.

An Examination of Obama’s Use of Hidden Hypnosis Techniques in His Speech’ kitabı Obama’nın kullandığı teknikleri çok detaylı bir şekilde açıklamıştır. Ben ise burada kısa açıklamalarla, tekniklerin başlıklarını anlatacağım.

Barack Obama konuşmalarının içinde hem psikiyatr hem de psikolog olan Dr. Milton Erickson’ın ‘conversational’ (konuşarak) hipnoz yöntemlerini kullanmıştır. Bu yöntem normal bir konuşmanın içinde bazı teknikler kullanılarak karşı tarafa bilgi aktarımını sağlamaktadır, bu tekniklerden bazıları;

 

– Trance Inductions (Trans İndüksiyonları)

Bunlar karşı taraftaki kişiyi transa ve hipnoza almak için kullanılan teknikleri içeriyor. Yüksek sesli müzikler, marşlar, kitlenin beraberce bir şarkı ya da slogan atması. Kitle beraber bir eylem gerçekleştiğinde bir kişi gibi hareket eder ve yönetilmeleri daha da kolaylaşır.

 

– Hipnotik Çapa (Hypnotic Anchoring)

Kökeni Ivan Pavlov’a dayanan bu teknik. Bir söz ve görüntü zihninizde çapalanıyor ve artık sadece o sesi duymak ve görmek sizi harekete geçiriyor.  Örnek; Turgut Özal’ın kalemi, Ecevit’in şapkası, Tayyip Erdoğan’ın meşhur dombra şarkısı.

 

– Pacing and Leading (Uyum ve Yönlendirme)

Kişilerle sözlü ve sözsüz uyum kurulduğunda bilinç sorgulama mekanizmasını askıya alıyor. Bu konuda ayrıntılı yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

 

– Pacing, Distraction and Utilization (Uyum, Bilinci başka tarafa yönlendirme ve bu boşluktan yararlanma)

Zihnimiz aynı anda tek bir şeye odaklanabilmektedir. Siz başka bir şey ile meşgul edilirken, görsel, işitsel ve kokusal duyulardan yönlendirme yapılması kolaylaşır.

 

– Critical Factor Bypass (Kritik Faktörün Bypass edilmesi)

Zihnin kritik etme yeteneği zayıflatılarak gelen bilgilerin daha kolay kabul edilmesi anlamına geliyor. Sorgu tekniklerinde kişiler uykusuz bırakılara düşünme ve analiz yetenekleri minumum seviyeye indiriliyor.

 

– Stacking Language Patterns (Üstüstü binen dil kalıpları)

Cümleleri “ve, iken, aynı zamanda, çünkü” gibi bağlaçlarla uzatıp takip mekanizmasının kırılması metodunu içermektedir. Kişilerin bilinçli takip mekanizmaları kırıldığında bir mesajı bilinçaltlarına göndermek daha da kolaylaşır.

 

– Preprogrammed Response Adaptation (Önceden Programlanmış Tepki Uyumlaması / Önprogramlı Adaptasyonu Sağlayan Tekrarlama) 

Response kelimesinin bir anlamı da liderin söylediklerinin izleyiciler tarafından tekrar edilmesi olarak da çevrilmektedir, burada da yöntemlerden biri budur, bu yapıldığı takdirde işin içine bir de tutarlılık yasası girmektedir. Araştırmalara göre insanlar düşüncelerini, başkalarına söz veya yazı ile ifade ettiklerinde yapma ihtimalleri çok daha fazla artıyor.

– Linking Statements / Causality Bridges (Bağlayıcı Cümleler / Neden Sonuç Köprüleri)

Mesela; ‘Bu yazıyı sevdiniz çünkü …….. ……. … ‘ Çünküden sonra gelen kelimeleri beyin otomatik olarak mantıklı olarak kabul etmektedir. Bu konuyu deneylerle uygulayan Psikolog Dr. Robert Cialdini aynı zamanda Türkçe’ye çevrilen İknanın Psikoloji kitabında da bu olguyu anlatmaktadır.

– Secondary Hidden Meanings / Imbedded Suggestion (İkincil Gizli Anlamlar / Gömülü Telkinler)

Çift anlamlı sözcüklerin, hipnotik etkilerle kullanılması metodunu içerir.

Karar vermek için 4 bilgi

An Examination of Obama’s Use of Hidden Hypnosis Techniques in His Speech’ kitabında Obama’nın başkan seçilmeden önce Denver’da halka açık bir konuşmasında şu ifadeler yer alıyor;

Bugün buradasınız. Ben de buradayım. Değişim istiyorsunuz, ben de değişim istiyorum. Bu yüzden sizin başkanınız olacağım.

Bu pek çok insana mantıksız gibi gelse de, hipnozdan anlayan biri için gayet açık bir metindir. Çünkü burada Dr. Milton Erickson’ın keşfettiği 4 doğrulanabilir bilgi 1 olmasını istediğiniz bilgi kuralını uygulamıştır.

Bu kuralın mantığı, beynimiz normal olarak savunma amaçlı karşımızdaki insandan gelen her bilgiyi sorgular. Fakat beyin enerji tasarrufu yapmak ve kendisini yormamak için bir süre sonra bir karar verir. Ya güvenecek ya da güvenmeyecek. Dr. Milton Erickson beynimizin 4 bilgiden sonra bir karara vardığını söyler. Eğer 4 bilgi doğru ise beşinciyi otomatik olarak doğru kabul eder.  Örneğin Obama’nın konuşmasındaki 1) Bugün buradasınız. 2) Ben de buradayım. 3) Değişim istiyorsunuz, 4) ben de değişim istiyorum. 5) Bu yüzden sizin başkanınız olacağım. cümleleri özenle seçilmiş cümlelerdir. Tabii ki bu teknik kendi başına çok güçlü değil, diğer tekniklerle birlikte kullanıldığında en etkili sonucu veriyor.

Bu her ne kadar bazılarınıza saçma gelse de bilinçaltımızın çok garip bir çalışma mantığı var.

Hipnozla ilgili sorularınızı bana hakanmenguc@gmail.com dan sorabilirsiniz.

Ateş Üstünde Yürüme Nasıl Yapılır?

 

Uyarı: Bu yazı sadece bilgi amaçlıdır.

Sadece bu konuda uzman olan kişiler ile birlikte bu çalışmayı deneyin.

Ateşte yürüme ritüeli binlerce yıldır dünyanın her yerinde sayısız kültür tarafından gerçekleştirilmiştir. İlk yazılı kayıt 3000 yıllık bir Hindu hikayesinde yer almaktadır ve Hawai’deki Kahunalar’ın da lav kitleleri üzerinde yürüdüklerine dair bilgiler bulunmaktadır.  Günümüzde her yıl binlerce  kişi herhangi bir zarar görmeden ateş üzerinde yürümektedir.

Ateş üzerinde yürümenin amacı daha önce yapamayacağımız bir şeyi yaparak (Bize imkansız gözüken bir şeyi yaparak) sınırlarımıza ve mevcut inançlarımıza meydan okumaktır.

Ben de bir çok kez ateşte yürüme çalışmasını yaptırdım ve kimse asla zarar görmedi. Ama şu sorular bana hep soruldu;

Nasıl oluyorda ayağımız yanmıyor?

Peki elimiz ila ateş parçalarını alsak yine yanmaz mı?

Bu ve buna benzer sorulara cevap olabilecek bilgileri aşağıda paylaşıyorum.

1. En önemli etken kömürlerin ısıyı iletebilme becerileridir. Bir maddenin sıcak olması ona temas edildiğinde o kişi yakacağı anlamına gelmez. Bu, maddenin iletkenliğine yani kendisinden başka bir cisme ısı transferi becerisine bağlıdır. Uzay mekiğinden kullanılan 32.000 adet ısı döşemesi o kadar az ısı iletimi sağlar ki kıpkırmızı parlamalarına rağmen yine de dokunalabilecek kadar güvenlidirler. Ateş üzerinde yürüyenler ısı gerçigenliği çok az olan kuru odun kömürü kullanırlar. Diğer taraftan metal çok iyi bir iletkendir. Metal bir levha odun kömürü ile aynı ısıya getirilirsen metaldan gelen ısı ayaklarınıza yüksek oranda iletileceğinden bunun üzerinde yürümeye çalışan biri kişi ciddi yanıklara maruz kalabilir.

2. Kömürler aynı boyutlarda değildir, dolayısyla ayağın kömürlerle temas eden bölümü küçüktür.

3. Ateş üzerinde yürüyenler oldukları yerde durmazlar; her bir ayağın kömür üzerinde bir saniyeden daha az kalması için hiç durmadan yürürler. Her ayağın tekrar kömüre basmandan önce havada kaldığı süre boyunca soğumaya zamanı vardır.

4. Kan, ısıyı ayak tabanlarından uzağa iletir.

5. Soğuk ayaklar sıcak kömürlere temas ettiğinde kömür ile ayak tabanı arasında koruyucu bir buhar tabakası oluşturmak için ayak tabanlarındaki vücut nemi buharlaşır.

 

Tüm bu bilimsel açıklamalara rağmen ateşte yürüyüp ayağını yakan bir çok insan olmuştur bunun nedeni bunu korku içinde denemeleridir.

Bedenimiz çoşkulu, tutkulu anlarda adrenalin salgılar ve bu durumda çok daha güçlü bir halde oluruz. Hatırlayın, yorgunken kolunuz sandalyeye çarpsa çok acır ama sinirliyken duvara yumruk atarız hissetmeyiz.

Dediğim gibi bu bölüm bilgi amaçlıdır,

Kesinlikle denemeyiniz .)

ve şunu da unutmayınız, ateşte yürümek sadece korkularımza bir meydan okumadır…

Bu yazı için faydalandığım kaynaklar: www.firewalking.com, Micheal Powel

Bir çok insan ateşte yürümenin bir hile olduğunu söyler,
Discovery programındaki Mythbuster ekibi bunu kendi kendilerine denediler ve sonuç aşağıdaki videoda…
Bu yüzden kesinlikle kendi başınıza denemeyiniz.

Hızlı Hipnoz Nasıl Yapılır?

https://www.youtube.com/watch?v=dPdxOx2zBas

Hızlı ve Ani Hipnoz

hipnoz_teknigi
Hipnoz litetatüründe 4 dakikanın altındaki hipnoz indüksiyonlarına ‘Rapid Induction’ (Hızlı hipnoz)

1 dakikanın altındaki hipnoz indüksiyonlarına ise ‘Instant Hypnosis’ (Ani hipnoz) deniyor.

Hızlı ve Ani Hipnoz teknikleri yoğun olarak otoriter etki ile yapılan, bazı fizyolojik etkilerin ve şok etkilerinin kullanıldığı tekniklerdir.

1) Otoriter Etki

polis_otorite

Hepimizin yetiştirilmesinde otoriteye karşı gelmeme ve boyun eğme yatkınlığı vardır. Bilinçaltımızda otoriteye itaat etmek ister, çünkü çocukluğumuzdan beri otoriteye uymadığımızda cezalandırılmışızdır. Mesela annemizin sözünü dinlemediğimizde, babamızın dediğini yapmadığımızda, öğretmenimizi dinlemediğimizde vs. Bu konuyla ilgili en güzel çalışmayı Robert Cialdini‘nin İknanın Psikolojisi kitabında inceleyebilirsiniz.

Hipnozcu beden dilini, bakışını ve ses tonunu kullanarak otoriter bir etki yaratabilir. Aynı zamanda mekan, giysi ve aksesuarlar da otorite etkisi yaratmaktadır.

Osmanlı Devletinde otorite etkisi çok yoğun bir şekilde kullanılmaktaydı. Saraylar ve kıyafetler otorite etkisi yaratırken, başka ülkelerin elçilerinin padişahın önünde eğilmesi de otoriteyi artıran çok önemli unsurlardan bir tanesidir.

Şimdi ise otorite yüksek binalar, güvenlik, korumalar, lüks araba ve lüks mallarla temsil ediliyor.

Ayrıca Otorite Etkisinin toplumda ne kadar yaygın olduğu 1961 yılında Yale Üniversitesi psikologlarından Stanley Milgram tarafından yapılan bir deneyle kanıtlanmıştır. Milgram sıradan insanların otorite etkisi ile bir işkenceciye dönüşebileceklerini göstermiştir. Milgram ulaştığı sonuçları 1974 tarihli makalesi “İtaatin Tehlikeleri”nde (İng.: The Perils of Obedience) özetledi:

Otoriteye itaatin hukuksal ve felsefesel açılardan devasa önemi bulunmaktadır, ancak bunlar çoğu insanın somut durumlarda nasıl davrandığı konusunda fazla bilgi vermez. Yale Üniversitesinde sıradan bir insanın sadece bir deney bilimcisinden aldığı emirle başka bir insana ne kadar acı çektireceğini ölçmek için basit bir deney düzenledim. Katılan deneklerin güçlü vicdani duyguları ile saf otoriteyi çeliştirdim, ve kurbanların acı dolu çığlıklarının eşliğinde genellikle otorite kazandı. Yetişkin insanların, bir otorite makamının komutası doğrultusunda her şeyi göze almakta gösterdikleri aşırı isteklilik, çalışmamızın acilen açıklama gerektiren en önemli bulgusudur.

Sadece görevlerini yapan, daha önce hiç bir suça bulaşmamış insanlar, korkunç bir yok etme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.

Otorite etkisi, eş seçiminde de önemli roller oynamaktadır. Yapılan çeşitli deneylerde, kadınların otoriter görünümlü erkekleri daha çok tercih ettiği kanıtlanmıştır. (Giyim, lüks mallar vs.)

2) Fizyolojik Etki


Bazen dirseğiniz masanın üzerindeyken aniden kayar ve boşluğa düşer ve kendimizi sersemlemiş bir ruh halinde buluruz, hiç buna benzer bir şey yaşadınız mı? Hızlı hipnozu kullananlar buna benzer etkilerin yaratılması için teknikler geliştirmişlerdir.. Hızlı hipnoz tekniklerinin temelinde bazı fizyolojik etkilerin kullanılması yatar. Hipnozcu ani çekme, hızlı nefes gibi tekniklerini
birleştirir ve karşı tarafta derin bir rahatlama etkisi yaratır.

 

hipnoz-kitabi

3) Şok Etkisi

supriz

Hızlı hipnozu uygulayanlar ‘SLEEP!!’ ya da ‘UYU!’ diyerek karşısındaki insanda bir şok etkisi yaratırlar. Benim de eğitim aldığım Hon Wong ‘bu ifadenin rica değil, emir şeklinde olması gerekir.’ demektedir. Aynı zamanda hipnozcular başka yöntemler de kullanmaktadırlar, gözlere tutulan fener tekniği vücutta ani bir şok yaratarak transa geçmeyi sağlamaktadır. Tavşan avında da kullanılan fener tekniği tavşanın donup kalmasını sağlamaktadır. Hipnozcunun istediği tepki tam bu olmasa da buna yakın bir reaksiyon transa hızlı geçişi sağlamaktadır.

Patern Interrupt tekniği de (ideomotor tepkilerin kesintiye uğraması) Psikiyatr Dr. Milton Erickson sayesinde geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu teknikte kişinin idemotor tepkileri (mesela
el sıkma) kesintiye uğratılarak beyinde boşluk yaratılmakta ve transa hızlı geçiş sağlanmaktadır.

Her türlü hipnoz kişinin önce rızası alınması, hatta bir kaç defa alınması gerekir. Kişi ne kadar çok rıza gösterirse uygulama o kadar rahat geçecektir.

 

Telefonda Hipnoz

telefonda_hipnoz

Bu yazıma ek olarak son günlerde epey konuşulan telefonda hipnoz konusundan kısaca bahsedeceğim, zira bu konuda çok soru geliyor.

Telefonda hipnoz yapanlar bir kaç teknik kullanırlar;

1. Otoriter konuşurlar,

2. Ses tonları heybetli kişileri kullanırlar, (Rutkay Aziz, Kenan Işık gibi)

3. Çok hızlı konuşurlar ve böylelikle sizin mantıklı düşünme yeteneğinizi bloke ederler.

4. Sürekli soru sorarlar, çünkü soran kişi sorgulayandır ve bir kere sorgulayan moduna geçince karşı taraf kendini teslim etmeye başlar.

5. Evet diyeceğiniz sorular sorarlar. Siz evet dedikçe, bir sonraki soruya evet deme ihtimaliniz de artar. Böylelikle size ufak işler yaptırıp büyük işlere doğru ilerlerler.

Telefonda Hipnoz’dan Nasıl Korunuruz?

Dinlemeyin ve kapatın. En yakın polis karakolonu arayıp bilgi verin. Ne kadar çok dinlerseniz tuzağa düşme ihtimaliniz o kadar artar.

hipnoz-kitabiKitabın indirimli fiyatın yararlanmak için kitabın üstüne tıklayın!

Plasebo Gerçekten Hayat Kurtarır mı?

Plasebo Etkisi

Geçen gün doktor ve psikoloji alanından dostlarımızla sohbet havasında bir toplantı yaptık. Toplantının konusu kısaca şuydu; insan sağlığınında psikolojinin etkisi ne kadardır? Beslenmenin etkisi kadardır?

Herkes fikirlerini söyledi, doktor arkadaşlarımız kendi hasta tecrübelerinden bahsettiler.  Fakat en sıradışı örneği Uzm. Dr. Ender Vardar verdi, kendisi aynı zamanda yoğun bakım uzmanı olduğu için yoğun bakımdan çıkan ve iyileşmesi tıbben imkansız olan, tümörlerin tüm vücudunu sardığı bir hastanın 6 ay sonra elinde röntgen sonuçları ile gelmesi ve hiç bir şeyinin kalmaması olayından bahsetti. Hasta kendisinden ümit kesildiği için şehirdeki yaşantısını bırakıp köyüne dönmüş. Orada ona bir hocaya gitmesini söylemişler. Hoca buna, ‘Aynen senin gibi bir hasta vardı, dediğimi yaptı ve 3 ayda iyileşti’ demiş. (Sözlü plasebo :) ) Sonra ondan ısırganotu ile balı karıştırıp sabah akşam yemesini istemiş. Ve işte sonuç, hasta tamamen iyileşmiş.

Isırgan otu ve balın kanseri ve tümörleri yok edecek bir etkisi yok ama İNANCIN var.

O gecenin sonunda hepimiz şuna karar verdik, sağlıklı bir yaşam için psikolojinin etkisi %70 beslenmenin etkisi %30. Şimdi ayrıntılara girmeyeceğim, belki başka bir yazıda bu yüzdelere nasıl vardığımızı anlatabilirim.

Şimdi plasebo nedir ona bakalım;
Placebo farmakolojik olarak etkisiz, fakat telkine dayalı ve plasebo etkisi olarak da bilinen tedavi etkisini ortaya çıkaran bir tür ilaçtır. Vücuda ağız, burun veya enjeksiyon yolu ile verilebilir.

Aslında plasebonun fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir gücü yoktur. Sahip olduğu tedavi gücünü tamamen hastanın verilen ilacın “işe yarayacak” ilaç olduğunu düşünmesinden alır. Plasebo tıbbın bilimsel olarak açıklayamadığı bir yöne “insanların istemeleri halinde kendi kendilerini iyileştirme gücü”ne yöneliktir.

Tıbbi olarak kurtulma olasılığı zayıf görülen bir çok hasta, basitçe ölüm istatistiklerine girmekten bu güç sayesinde kurtulmuş, tıbbın çözüm bulamadığı kanserin tedavisinde çoğunlukla, yüksek moral ve iyileşme azmi olmuştur.

İşte plasebo yeterince azmi olmayan fakat tıbben tedavisi de bulunmayan hastalıkların “bu ilaç sana çok iyi gelecek ama senin de çabalaman lazım” sözleri ile anlatılan çaresidir.

Bazı zamanlar ise hiçbir hastalığı bulunmayan ama doktor kapıları aşındıran “Hastalık Hastalarının” tek reçeteli ilacıdır.

Artık Plesebo’nunda Plasebo Etkisi Var

Sizlerle bu konuda Dr. Richard Bandler‘in Transformasyon kitabından bir alıntıyı paylaşmak istiyorum;

– İnanç tüm kültürlerde muazzam bir güçtür. Plasebo olgusu bize bunu gösteren şeylerden biridir. Tüm aktif farmakolojik etmenler yani ilaçlar bir plasebo ile test edilirler. Plasebo belli bir dereceye kadar her zaman işe yaramaktadır, ilaçlar ise bazen işe yarar, bazen yaramaz.

Bilim adamları bize bunun nedeninin plasebonun insanları bir şekilde aldatması olduğunu söyler ama bu bir inanç meselesinden çok daha fazlasıdır. İşin ilginç tarafı eğer insanlar plasebonun bir şekilde bedende doğal bir tepkiyi tetiklediğine inanıyorlarsa onun plasebo olduğunu bilseler bile bedenleri yanıt vermektedir. Hatta birçok olayda yanıt seviyesi gerçekten artmaktadır.

Birkaç yıl önce bu olgudan yararlanmaya karar verdim. Bir meslektaşımla beraber boş kapsüllerle dolu şişeleri plaseboların nasıl işe yardığını anlatan araştırmaları içeren broşürlerle birlikte pazarlamaya başladım. Eğer hasta broşüre bakıp plaseboların onun rahatsızlığına sahip altı insandan beşinden işe yaradığını görecek olursa emin olmak için yedi tane içebiliyordu. Aklımızdaki fikir ilk dalga ile piyasayı temizlemek, sonrasında da %40 oranında daha inert bileşenler içeren yeni, gelişmiş plaseboyu pazarlamaktı.

Bu sırada Gıda ve İlaç Kurumu devreye girdi. Onlar herhangi bir işe yaramayacağı için bu işi yapamayacağımızı söyediler. Onlara işe yaradığını gösteren kendi araştırmalarını gösterdik. Sonrasında bunun yasa dışı olduğunu ileri sürdüler. Bu konuda aynı fikirde değildik. Boş olduğunu bilen kişilere boş ilaç kapsülleri satmanın yasa dışı tarafı nedir? En sonun bize bunun ‘ahlak dışı’ olduğunu, bu yüzden izin veremeyceklerini söylediler.

Gerçekten ekstra yardıma ihtiyaç duyan danışanlarla çalışırken onlar plasebo veriyorum. Ama onlar verdiğim şeyin sadece plasebo olduğunu bilmekle kalmıyor, aynı zamanda yine benim vermiş olduğum bir inanca da sahipler yani onların pasebo olduğunu bilmenin plaseboları daha da etkili bir hale getireceğini biliyorlar. Gerçekten de artık gerçek plasebolar kullanmıyorum. Elimin altında ne varsa onu kullanıyorum, bu da genellikle üzüm oluyor. Onlarda aynı şekilde işe yarıyor. –

Devam

Transı Oluşturan Durumlar, Şaşırtma, Haz, Heyecan

5) Dikkatin Bölünmesi, Ani Şaşırtma ve Şok

Hızlı Hipnoz Teknikleri eğitimin temelinde bu bölüm yatar. Beyin ani, şaşırma vb. durumlarda bir çeşit trans durumuna girer.

“Bir kişinin sadece siz tamamen ilgisiz ya da beklenmedik bir hareket yaptığınız için şaşırması, bir sonraki aşamada istediğiniz tepkileri almak için talimat vermenizin tam zamanıdır.” Richard & John

Genellikle bu durum en doğal şekilde motor davranışların kesilmesi yoluyla oluşur. (Ör. El sıkışmak)

6) Hayal Kurmak

Bir hayale daldığımızda bulunduğumuz yeri, sesleri, zamanı unutur kendimizi kaptırıp gideriz. İşte bu transın en doğal oluşma hallerinden biridir.


7) Haz

Sevgilinizi öptüğünüzde, kurtlar gibi aç halde yemeğe oturup ilk lokmayı ağzınıza attığınızda, yazın sıcaktan kavrulmuşken buz gibi limonatayı içtiğinizde o anki haz sizi bir trans konumuna sokar.

8) Heyecan

Osmanlı’daki mehter marşları neden vardı?

Sakin bir insan bir futbol maçında taraftarların arasında 30 dakika kalıp tezahürat yaptıktan sonra nasıl ateşli bir fanatiğe dönüşebiliyor?

Örnekleri biraz düşünün….


Bu yazı dizisinde yararlandığım kaynaklar;

İletişim mi? Kolay!

Trans ve Değişim – Richard Bandler & John Grinder

http://yer6.tripod.com/dergi/beyin_y_kama_1.htm

Farklı Bilinç Halleri – Genetikbilimi.com

Milton Erickson ile Hipnozla Terapi Semineri

Transı Oluşturan Durumlar – Dikkati Kendi İçine Yoğunlaştırma

3) Dikkati Kendi İçine veya İçinde Yoğunlaştırma

Daha çok Eriksonian tarzı hipnozda kullanılan bir yöntemdir.
Çeşitli meditasyon, yoga, ritüellerde de bilmeden ya da bilerek kullanılır ve trans halinin oluşması sağlanır.

Eriksonian Hipnozda Kullanımına Örnek

Şimdi siz burada, bu yazıyı okurken aynı zamanda nefes alıp verdiğinizi farkedebilir, nefes alıp
vermeye devam ederken göz kapaklarınızı da ne kadar sıklıkla kırptığınızı fark edebilirsiniz.
Aynı zamanda oturduğunuz sandalye veya koltuğa yaptığınız baskıyı hissedebilir ve tekrar nefes alıp verişinize odaklanabilirsiniz.


Yoga ve Meditasyonda Kullanımı

Şimdi dikkatinizi sadece nefes alıp verişinize verin. Sadece nefes alışınızı ve verişinizi gözlemleyin, vücudunuzda
oluşan farklılıkları inceleyin.

10’dan geriye doğru saymaya başlayın ve her sayıda nefesinize odaklanın.

Dikkati Kendi İçine Yoğunlaştırma Neden Trans Durumunu Oluşturur?

Dikkatinizi kendi içinize yoğunlaştırdığınızda bilinç alanınız daralır ve aynı anda sadece bir kaç şeye odaklanabildiğimizden dış uyaranları fark etmeyiz, bu da transın oluşmasındaki en elverişli koşuldur.

4) Karmaşa, Aşırı Bilgi

Transı Oluşturan Durumlar – Sesler, Ritm ve Müzik

2) Sesler, Ritm ve Müzik

Sürekli belli bir tonu tekrarlayıp mantra okuyan (bir çeşit dua) Tibetli Budistleri hatırlamış olanlarınız vardır, bu bir trans durumu oluşturur ki bunu günlerce sürekli tekrarlamak insanı tam bir derin transa sokar. İstanbul’da bir Budist ile tanışmıştım hem ondan aldığım bilgiler hem de yine Budist ritüelleri ile ilgili okuduğum yazılardan biliyorum, günlerce sadece belirli bir mantrayı okudukları meditasyon türleri var. Ve bu insanda özellikle dikkatiniz belirli bir noktaya yöneltilmişse, örneğin şifa, zihni berraklaştırmak vs. çok etkili oluyor.

Peki biz de o mantrayı mı tekrarlamalıyız? Tabii ki hayır. Ama onların kullandığı özellikle bir arkadaşımdan öğrendiğim ama daha yapamadığım overtone dedikleri bir ses tekniğini kullanmak çok ama çok etkili oluyor. Arkadaşım bu konuda yıllardır çalışmış, öyle bir ses tonu var ki mutlaka dinlemenizi isterim, o overtone tekniği ile konuşmaya başlayınca zaten ben transa giriyorum.

overtone öğrenme http://www.youtube.com/watch?v=a940YFaRI50

Kiliselerde de Kullanılıyor

Önce kilisede çalınan müziğin ritmine değinelim. Dakikada 45-72 vuruşluk bir müzik, kalbin aynı süredeki vuruş ritmine yakındır ve bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki, hipnotik bir etkiye sahiptir. Uyanıkken değişik bir bilinç düzeyi yaratabilir. Bilincin uyanıklık halini tanımlayan beta düzeyinin karşısında, kişinin beta düzeyine oranla hipnotik telkine en az 25 kat daha fazla açık halde olduğu bilinç durumunu simgeleyen alfa’ya geçişi sağlamakta kullanılır bu müzik. Dinsel duygular zaten, daha tapınağa girildiği andan itibaren farklı bir bilinç durumuna geçişe hazırlar kişileri. Üstelik, önceki dinsel törenlerde ulaşılan bilinç düzeyleri, bilinçaltında anımsanarak, post-hipnotik bir tepki yaratır. Törenin başlamasını bekleyen insanlar gözlendiğinde, pek çoğunun rahatlama, hatta kendinden geçme işaretleri verdiği, gözbebeklerinin büyüdüğü, oturdukları yerde sallanmaya başladıkları, müzik eşliğinde ellerini ileri geri hareket ettirmekte oldukları görülebilir.

Bu tepkilerin verilmeye başlanması, artık sahneye yardımcı papazın çıkması için gerekli uygun ortamın oluştuğunu gösterir. Oldukça hoş bir ses tonuyla başlar vaaz.

Voice Roll Tekniği

Rivayete göre çoğu iyi eğitimli hipnotizörler olan Amerikalı avukatlar tarafından da, jüri üyelerinin kafalarına girmek için yararlanılan Voice Roll, hipnotistlerin insanları transa geçirirken kullandıkları kalıplaşmış ayarlı bir üsluptur. Konuşmacının, neredeyse metronom vuruş hızında konuşması ya da her bir sözcüğü monoton ve kalıplaşmış biçimde vurguluyormuşçasına seslendirmesi anlamına gelir. Sözcükler, kullanılan müzikte olduğu gibi dakikada 45-60 vuruş oranında söylenir ve bu da hipnotik etkiyi arttırır.

Son Bir Örnek

Bugün kitap fuarındaydım ve bir konferansa katıldım. Konferansı veren şahıs hem oturduğu yerden anlatıyordu hem de sürekli aynı ses tonunu kullanıyordu. Yani oturarak dikkatin hep bir noktaya odaklanmasını sağladı, aynı ses tonuyla da insanları transa girmesini sağladı.

Sanırım bu deneyimi sizde yaşamışsınızdır.

3) Dikkati Kendi İçinde Yoğunlaştırma

Transı Oluşturan Durumlar – Dikkatin Belli Bir Noktaya Yöneltilmesi

1) Dikkatin Belli Bir Noktaya Yöneltilmesi

Saat sallayan hipnotizörleri hepiniz görmüşsünüzdür ya da belli bir noktaya odaklanmanızı isterler.

Dikkatinizi tek bir şeye yönlendirdiğinizde, bu bilinç alanının daralmasına neden olduğundan, bir çeşit trans haline girersiniz.

Şimdi sadece saat sallayan bir hipnozcuyu düşünmeyin, çok heyecanlı bir filmi izlerken de aynı trans durumuna giriyorsunuz, ya da en sevdiğiniz şarkıyı dinlerken, ya da resim çizerken, enstruman çalarken, akıcı bir roman okurken vs.

Dikkatin Bir Noktaya Odaklanması ile Oluşan Diğer Trans Durumları

Bir korku filmini izlerken, (özellikle korku filmleri sizin transa girmeniz için ileride değineceğimiz bir çok trans oluşturma durumunu kullanıyor.) Son zamanlarda yayınlanan korku filmlerinden örnek verirsek eğer Paranormal Activity bu konuda çok iyi diyebiliriz.

Çok ateşli bir konuşmacıyı dinlerken, özellikle Hitler‘in konuşmalarını izlerseniz dinleyenlerin transa girmiş olduğunu görürsünüz.

Ya da bir akvaryumdaki balıkları izlerken, denizi, akarsuyu izlerken vs. hep bir çeşit trans durumuna gireriz. Baştaki tanımlamayı hatırlarsak eğer, dikkatimizi bir noktaya yoğunlaştırdığımızda bilinç alanımız daralır bu da bir çeşit trans durumuna girmemizi sağlar.

Eğer bu çeşit durumlarla ilgili örnekler vermek isterseniz bu yazının altına yorum olarak yazabilirsiniz.

Şimdi transı oluşturan ikinci duruma bakalım.

2) Sesler, Ritm ve Müzik

Hipnozun Yapısı ve Transı Oluşturan Durumlar

‘Hipnozun Yapısı ve Transı Oluşturan Durumlar’ yazı dizisine hoş geldiniz. Tahmini 8 yazıdan oluşacak yazı dizisinin ilk yazısında trans ve hipnozdan bahsedeceğiz. Yazı dizisi boyunca faydalandığım kaynakları sizinle son yazıda paylaşacağım, keyfini çıkarın.

Trans nedir?

Trans nedir?

Olağan bilinç durumundan başka bir bilinç durumuna geçiş. Bu transı çok net bir şekilde açıklayan kavramdır. Bilimsel çevrelerde farklı bilinç halleri olarak da tanımlanır. (Altered States of Conciousness)

Madem transı olağan bilinç durumundan başka bir bilinç durumuna geçiş olarak tanımladık, o zaman transa neden olan durumlar demek yerine bizi başka bir bilinç durumuna geçiren durumlar nelerdir? de diyebiliriz. İşte bu yazı dizisinde transa neden olan unsurları inceleyeceğiz, fakat önce trans konusunda bir kaç bilgi daha edinelim.

İnsanlar bana ‘Ben hipnoz olabilir miyim, transa girebilir miyim? Bu gerçek mi?’ diye sorduklarında, trans zaten gündelik bir durumdur diyorum, zaten binlerce kez trans durumuna girip çıkıyoruz, bir hipnozcunun yaptığı bunu daha profesyonelce yapabilmektir.

Bilimsel çalışmalar, yaklaşık her 90 dakikada bir trans anları yaşadığımızı gösteriyor. Bu biyolojik ritmimizin bir parçasıdır ve günlük hayatımızın o yoğun koşuşturmasında bir kaç dakikalık dinlenme sağlamaktadır.

Müzik dinlerken, şarkı söylerken, puzzle yaparken, resim çizerken, enstruman çalarken, bir konu hakkında derinlemesine araştırma yaparken, akıcı bir roman okurken, akıcı bir filmi izlerken zaten hep trans konumuna giriyoruz. (Bu bilgi yukarıda bahsettiğim durumları zevk alarak yaptığımız durumlarda geçerlidir.)

Yani son olarak şunu anlamanızı isterim, trans gündelik bir durumdur, zaten sürekli transa girer ve çıkarız.

Transı anladıysak eğer bir sonraki yazıya hazırız demektir.

Transı Oluşturan Durumlar

1) Dikkatin Belli Bir Noktaya Yöneltilmesi