Merhaba yol arkadaşım,

Hiç bir kelebeği yakalamaya çalıştın mı? Sen koştukça o daha hızlı uçar. Elini uzattıkça, o ürker ve uzaklaşır. Çünkü doğanın kanunu böyledir: Kovalanan her şey kaçar.
İlişkilerde yaşadığımız o derin sızı da işte tam buradan gelir. Biz sevgiyi, avucumuzda tutmamız gereken bir kuş zannederiz. Oysa kuşu ne kadar sıkarsan, o kadar çabuk öldürürsün ya da ilk fırsatta kafesinden kaçıp gitmesini sağlarsın.
Bak, sana kadim bir sır vereyim:
Hayat bir gölge oyunudur. Sen sevginin, ilginin, onayın peşinden koştukça, tıpkı kendi gölgeni yakalamaya çalışman gibi, o senden hep bir adım önde kaçacaktır. Nefes nefese kalırsın, yorulursun, dizlerin kanar ama onu yakalayamazsın.
Peki ne yapmalısın?
Yönünü güneşe çevirmelisin. Sen ışığa, yani kendi özüne, kendi merkezine doğru yürümeye başladığında ne olur biliyor musun? O peşinden koştuğun gölge, artık senin arkandan gelmeye başlar. Sen durursan durur, sen yürürsen yürür. Artık kontrol sendedir, ama kontrol etmeye çalışmadığın için böyledir bu.
Bir Ney’i düşün… Neyzenin nefesinin o büyülü sesi çıkarabilmesi için Ney’in içinin boş olması gerekir. Eğer Ney’in içi doluysa, tıkalıysa, oradan güzel bir nağme çıkmaz.

Senin için de “beni sev, bana ilgi göster, beni bırakma” diye haykıran o muhtaçlıkla doluysa, hayat senin içinden o güzel şarkısını üfleyemez. O muhtaçlık, senin tıkanıklığındır.
Odanın pencerelerini sonuna kadar açtığını hayal et. İçerisi taze havayla dolsun istiyorsan, eski havayı dışarı bırakmalısın. “Sevilmeye ihtiyacım yok” diyebilmek, pencereleri açmaktır. Bu bir vazgeçiş değil, bu bir doluştur.
Sen odayı temizlediğinde, sen bahçeni güzelleştirdiğinde, kelebeklerin gelmesi için yalvarmana gerek kalmaz. Çiçek açan bir bahçeye kelebekler davetsiz gelir.

O yüzden bugün kendine bir iyilik yap. Kovalamayı bırak. Bahçıvan ol. Sen kendi toprağını sula, ruhunu besle, kendi içinde tam ve bütün ol.
Bırak, gelmesi gereken sana kendi rızasıyla gelsin. Ve gitmesi gereken, senin en güzel halini görüp de gitsin. Çünkü okyanus, yağmura muhtaç değildir; o zaten sudur.
Sen de sevgisin. Dilenci olma, hazine ol.
Sevgiyle…
4 Ocak 2026
Fatma says:
Ben de sevgiyim. Sevgiyle ♥️…
04 Ocak 2026 — 19:12
Güzel Arazmuradova says:
Ne güzel 🫠
04 Ocak 2026 — 19:14
Fatmanur says:
Ne kadar hoş betimlemelerle desteklenmiş bir yazı bu böyle…Okurken tebessüm ettiriyor insana…
Kalemine sağlık yol arkadaşım.🙏🏻🍀✨️
04 Ocak 2026 — 19:19
Fatmanur says:
Ne kadar hoş betimlemelerle desteklenmiş bir yazı bu böyle…Okurken insana tebessüm ettiriyor…Kalemine sağlık yol arkadaşım.🙏🏻🍀
04 Ocak 2026 — 19:24
Sibel Yilmaz Dora says:
Hakan Hocam, yaziniz nefisssss, diyecek soz bulamiyorum. Her daim farkindaligimizi ve ózúmúze dónmemize vesile oldugunuz icin cok tesekkúr ederim. Bú yaziniz górsel resin ile harika olmus. Sade ve yalin ama bir O kadar etkili ve dûsûndûrûcû. Sevgiler
04 Ocak 2026 — 19:27
Elham says:
Tam zamanında geldi bu yazı ve her şey tamamladı, teşekkür ederim hakan bey, sevgililer ❤️✨
04 Ocak 2026 — 19:32
Türkan Alanko says:
Elimden geldiğince tüm kitaplarınızı alıp okumaya çalışıyorum ama Diyarbakır’da gelmenizi dört gözle bekliyorum lütfen bu yazıların devamı olsun okumak gini şahane Bir şey olamaz bu hayatta emeğinize sağlık
04 Ocak 2026 — 19:47
Tehmine says:
Hazirda mene en cox lazim olan yazi bu idi ve qarsilasdim.tesekkur edirem. Ve tesaduf deyilki Uzun ilikilerin sirri kitabini oxuyram. yeni basladim. cemi 1 kitabiniz qaldi oxumadigim.tam edecem 10/10 olsun
04 Ocak 2026 — 19:59
Tamo says:
“Ne kadar zarif ve derin bir hatırlatma… Bazen dışarıdaki gürültüye o kadar dalıyoruz ki, kendi içimizdeki hazineyi unutuyoruz. Bahçemi güzelleştirmem gerektiğini hatırlattığın için teşekkür ederim. Artık kovalamayı değil, çiçek açmayı seçiyorum.”
04 Ocak 2026 — 20:01
Emine Kabahor says:
Muhteşem yazmışsınız sizden çok şey öğrendim iyi hissettim iyiki varsınız saygılar.
04 Ocak 2026 — 20:41
Salih güler says:
Sen mükemmel birisin düşünceleriniz her şeyin üstesinde hayranlikla dinliyorum seni hep böyle kal büyüme
04 Ocak 2026 — 21:05
Iclal Günaydın says:
Bayıldım bu bakışa…Yarından itibaren yeni rota okuşturacağım.. Çünkü bazı arkadaşlarımı vefasızlıkla suçluyordum…Şimdi sağıma soluma bakmıyacağım.Gelsin hayat bildiği gibi…Teşekkürler🙏💖
04 Ocak 2026 — 21:16
Rukiye Bekova says:
Ben bu hikayeyi biliyorum fakat önce insan kendini nasıl kabullene bilir? Ben bu konuda çok zorlanıyorum
04 Ocak 2026 — 21:41
SERCAN says:
Ruhumuzu canlı tutabilmemiz için gerçek benliğimizi keşfedebilmemizi dilerim.O benki beni benden alır bunu bilirim ama henüz o mertebeye ulaşamayanlardanım
04 Ocak 2026 — 22:25
Fehime Erbil says:
Yüreğinize kaleminize sağlık Hakan hocam yoluma ışık oldunuz nicelerine inşallah 🙏🏻 ışığınız hiç sönmesin 🥰
04 Ocak 2026 — 23:55
Filiz says:
Harika bir yazı olmuş….
Teşekkür ederim…..
05 Ocak 2026 — 00:40
FATMAGÜL YİLDİRİM says:
Ne güzel sözler ağzınıza sağlık Hakan bey
05 Ocak 2026 — 12:25
Saba says:
Çok güzel🌱🤍
05 Ocak 2026 — 15:06
Yayla says:
🙏🌹👋👋👋🌹🙏
05 Ocak 2026 — 17:56