Hiçbir şey için geç değil. Hayat çok kısa. Evet belki bir ağacı dikmek için en iyi zaman 20 yıl önceydi ama ikinci en iyi zamansa bugündür. Şimdi harekete geçme zamanı…
Kategori: Kıssadan Hisse (page 10 of 25)
Her hayır hayırlıdır… Başkası üzülmesin, kırılmasın, alınmasın, sorun çıkmasın, dert açmasın, üzerime gelmesin diye söylemek zorunda hissettiğin her ”evet” kelimesi kendine ”hayır” anlamına geliyor. Başkalarına evet derken çoğunlukla kendimize hayır diyoruz. Başkasını onaylamak zorunda kaldığında kendini reddetmiş olursun. Bunu her her zaman hatırlayalım.
Can Yücel’in şiirini sizler için seslendirdim. ‘Bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne. O olmazsa yaşayamam demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yokki. Çok sahiplenmeyeceksin bir şeyleri. Çok sahiplenmeyince çok ait de olmazsın. Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Çünkü hiç bir şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın.’
Bir insanı nasıl tanıyabileceğinizi biliyor musunuz?
Bir insanı tanıyabilmek için;
Ne okuduğuna bakın.
Ne seyrettiğine bakın.
Duvarlarına ne astığına,
Raflarına ne koyduğuna,
Nasıl konuştuğuna,
Nasıl dinlediğine bakın.
Yapmanız gereken tek şey bakmaktır.
Bunlar size onun ruhunun nerede olduğu ve neyle beslendiği konusunda her şeyi bildirir.
Daha çok dostlarıma çaldığım piyanomu siz dostlarımla da paylaşmak istedim. Bazen duygularımı sadece müzikle ifade edebiliyorum, kelimeler yetmiyor. Aşık Veysel’in “Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece.” türküsünü bende hissettirdiği duygularla çaldım. Kalpten kalbe bir yol varmış, umarım size ulaşır…. Sevgilerle.
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum, ne haldeyim?
Gidiyorum gündüz gece
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim?
Gidiyorum, gündüz gece
Gündüz gece
Gündüz gece
Gündüz gece
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gediyorum gündüz gece
Gündüz gece
Gündüz gece
Gündüz gece
Farkında olmalı insan
Farkında olmalı insan…
Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı.
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.
Henüz bebekken ‘dünya benim!’ dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların ‘her şeyi bırakıp gidiyorum İşte!’ dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.
Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.
Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azraillin her an sürpriz yapabileceğini, Nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan
Ve ölmeden evvel ölebilmeli.
Hayvanların yolda kaldırımda çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.
Eşref-i mahlukat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu
Fark etmeli.
Ve ona göre yaşamalı.
Gülün hemen dibindeki dikeni, dikenin hemen yanı başındaki gülü.
Fark etmeli.
Eşine ‘seni çok seviyorum!’ demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü Fark etmeli.
Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini, ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli. Zenginliğin ve bereketin, sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Fark etmeli.
Ömür dediğin üç gündür,
Dün geldi geçti yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.
Can Yücel’in Farkında Olmalı İnsan Şiiri’ni sizlerle paylaşmak istedim.
Hakan Mengüç Güney Danimarka Üniversitesinde (University of Southern Denmark) sufizm üzerine seminer verdi ve ardından ney dinletisi gerçekleştirdi.
Hakan Mengüç Danimarka’nın Odensee şehrindeki Güney Danimarka Üniversitesi’nde Mevlana, Şems-i Tebriz, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi sufilerin hayata bakışlarını ve günlük hayata yönelik tavsiyelerini anlattı.
Danimarka’daki söyleşinin ardından Hakan Mengüç ney dinletisi gerçekleştirdi ve sufi müzik, türk halk müziğinden örnekler sundu.
Hakan Mengüç Odensee University of Southern Denmark’taki konferansının ardından kitaplarını imzaladı.
Hakan Mengüç Amsterdam Vrjie Üniversitesinde sufi felsefesi üzerine seminer gerçekleştirdi.
Seminer sırasında Hakan Mengüç aynı zamanda ney üfledi ve ekibi ile birlikte tasavvuf musikisinden eserler sergiledi.
Amsterdam Vrije Üniversitesinde gerçekleşen sufi seminere katılım yoğundu.
Program sonrası bir hayranı Hakan Mengüç’ün kara kalemle çizdiği portresini kendisine hediye etti.
Kalbin temizse hikayen mutlu biter
Yeni kitabımız “Kalbin temizse hikayen mutlu biter” 17 Aralık tarihi itibariyle yayında. Kitabı satın almak için bu bağlantıya tıklayın.
Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Şu anda bu satırları okumanın tesadüf olmadığı gibi, benim Afrika’nın ücra bir köşesinde bir sufiyle karşılaşmam ve ondan öğrendiklerimi bu kitapta anlatmamın tesadüf olmadığı gibi.
“Dert insana daima yol gösterir.” der Mevlana. Önemli olan yolu yürümekten vazgeçmemek. Yolda olan için “umut var” demektir. Kader her an yeniden yazılır çünkü.
Kiminle ne zaman karşılaşacağını, neyi ne zaman bulacağını bilemezsin. Bazen istediğin şeyi aramakla bulamazsın ama bulanlar arayanlar olmuştur. Ve arayanlar hep bulmuştur der Sufiler. Mevlana’nın dediği gibi “sen yola çık yol sana görünür.”
Yoluma ortaklık eden hocalarımın ilhamıyla karşına çıktığım bu kitapta sıkıntılarından kurtulman, ilişki problemlerini çözmen ve hayata daha olumlu bakman için sufilerin pratik önerilerini sunuyorum. Bu öğretiler bugüne kadar onbinlerce insana yardımcı oldu, sana da olacağına inanıyorum.
Şunu sakın unutma yol arkadaşım, kaç yaşında olursan ol, başından ne geçmiş olursa olsun; Kalbin temizse hikayen mutlu biter.
İyi beni bulur.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, nezaket ziyaretinde bulunan GAÜ Kurucu Rektörü Serhat Akpınar ve GAÜ Sufi Akademisi Başkanı Hakan Mengüç’ü kabul ederek görüştü.
GAÜ Sufi Akademisi Başkanı Hakan Mengüç, kısa bir ney dinletisi sunarak, imzalı bir kitabını Cumhurbaşkanı Akıncı’ya takdim etti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 14 Aralık Cuma akşamı düzenlenecek olan Mevlana’yı Anma Gecesinin Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yapılmasına onay verdi. Kendisinin de katılacağı gecede Hakan Mengüç’ün sunumu ile Sema ritüeli ve Sufi Akademi Müzik Grubu yer alacak.

Kaynak: https://www.kktcb.org/tr/cumhurbaskani-akinci-serhat-akpinari-kabul-etti-6681
HER HAYIR, HAYIRLIDIR
Başkası kırılmasın, üzülmesin, alınmasın, sorun çıkarmasın, dert açmasın, üzerine gelmesin diye söylemek zorunda hissettiğin her “evet” kelimesiyle aslında kendine “hayır” dersin. Başkasını onaylamak “zorunda” kaldığında, kendini reddetmiş olursun. Potansiyelinin açığa çıkmasının önündeki tek engel olarak durmaya devam edersin. Unutma ki, kendini onaylamadığın sürece kimse de seni onaylamayacaktır. Kendine karşı var olmayı reddettiğinde, başkalarının yaşamında var olmayı sürdüremezsin.
Görünüşte yaptığın şey “kibarlık” gibi görünse de kendine karşı kıyımdan başka bir şey değildir. Başkasına gösterdiğin zorunlu zarafet, sana özgüven kaybı olarak geri dönecektir.
Başkalarını onaylama ihtiyacı kötü bir alışkanlıktır. Hem senin için, hem karşı taraf için… Zira sen bu alışkanlığın karşısında potansiyelini törpülemeye devam ederken, “evet” deme alışkanlığın etrafındaki herkes açısından bir göreve dönüşür. Yani sürekli “evet” diyen sen sadece bir kez bile olsa “hayır” diyecek olduğunda etrafındaki insanları tek tek kaybetmeye başlarsın. Onayına alıştırdığın insanlara “hayır” demek onlarda büyük bir hayal kırıklığı yaratır.
“Hayır” dediğinde sonucu istediğin an “evet”e çevirebilirsin ama evet dediğin şeyleri “hayır”a çevirmen zor…
Hayır diyebilmek ile ilgili daha fazla bilgiyi Ben Ney’im adlı ilk kitabımda bulabilirsin.









