Yazar | Neyzen | Sufi Akademi

Kalbin temizse hikayen mutlu biter!

Menü Kapat

Etiket: kontrolcülük

Kontrolcülük

“Biz plan yapıyorduk ama kaderin de planları olduğunu unutmuştuk.”

Dostoyevski

            Hayat hiçbir zaman teminat altında olmadı şimdiye kadar, olmayacak da. Planlar sadece psikolojik birer telkindir… Aslolan an’dır ve an içindeki eylemdir… Gerisi kocaman bir sanrı… 

            Sahibi olduğun hiçbir şey yok yeryüzünde. Efendisi olduğun bir şey de yok. Ellerini, kollarını bile tamamen sen kontrol etmiyorsun aslında. Beyninde oluşacak küçücük bir hasar karşısında bile elinin, kolunun kontrolünü kaybetme riskin var. Hiçbir şey seninle ilgili bir güvence altında cereyan etmiyor. 

            Mide kasımızı dilediğimiz gibi kontrol edebilir miyiz? Edemeyiz. Soda içerek kontrol ettiğimizi düşünürüz ama… 

            Saçlarımızın uzama hızına karar verebiliyor miyiz, gür ya da seyrek olmalarını sağlayabilir miyiz? Hayır, sağlayamayız. Kuaföre kestirip, fönleterek kontrol ediyormuşuz gibi yaparız ama…

            Çocuklarımızın kim olacağına karar verebilir miyiz? Hayır, bu kararı veremeyiz, onlar örnek olarak ya da onlara bir şeyi zorla dayatarak kim olacaklarını kontrol edebiliyormuşuz gibi davranırız ama… 

Neden? 

Çünkü kontrolcülük “güven” verir. 

Akşam eve dönüp dönemeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur ama zihnen bu eylemin kontrol altında tutuluyor olduğuna inanmak güven verir. 

Hiçbir sevgilinin yarın öbür gün bir başkasına aşık olup gitmeyeceğinin garantisi yoktur, başına bir iş gelip sağlığını yada hayatını yitirebileceğinin de bir garantisi yoktur ama akşam saatlerinde görüntülü arama yaparak onun orada bir başına olduğundan emin olarak ilişkiyi kontrol altında tuttuğunu sanmak, güvende hissettir. 

Oysa hepsi sahte bir güvendir.

Güvendeymiş gibi davranmaktır bütün bunlar. Diğer bir deyişle kontrolcülük maskesinin arkasında saklanarak çocukça bir oyalanma içinde olmaktır. 

Elinden geleni yap ve sonrasında kontrolcülüğü bırak. Çünkü kontrol bir yere kadar güven, bir yerden sonra da zarar verir.

Şems-i Tebriz’inin de dediği gibi, “Ne bu dünyanın hakimisin, ne de bu dünya karşısında çaresizsin.”

26 Nisan 2020 – Hakan Mengüç

Zamanınızı nerede harcıyorsunuz?

Hepimizin hayatta bazı beklentileri vardır, eşimizden, arkadaşımızdan, çocuklarımızdan, devletimizden. Bu beklentiler karşılanmassa mutsuz, karşılanırsa mutlu oluyoruz.

Şöyle bir formül ortaya çıkarabiliriz, ‘Beklenti yoksa, mutsuzluk da yoktur.’ 

Peki hayat böyle yaşanabilir mi? Elbette ki bazı beklentilerimiz olacak ama bu beklentilerimizi kontrol edebildiğimiz ve üzerinde etkimiz olan şeyler üzerine oluşturmalıyız. Bu ne anlama geliyor?

Yukarda gördüğünüz üç daireden birinci daire kontrol edebildiğimiz şeyleri temsil ediyor, neleri kontrol edebiliyoruz?

Nasıl davranacağımızı, nasıl düşüneceğimizi ve duygularımızı kontrol edebiliyoruz.

İkinci daire etkileyebildiğimiz şeyleri temsil ediyor. Bütün ikna teknikleri bu kategoriye giriyor. Mesela bir ürünü müşterinin alıp almaması sizin kontrolünüzde değildir ama ürününüzü çok iyi ambalajlıyarak, çok iyi tanıtarak insanların satın almasını sağlayabilirsiniz.

Üçüncü daire ise hem kontrol edemediğimiz hem etkileyemediğimiz şeyleri temsil ediyor.

Şimdi size bir soru, zamanınızı hangi dairede harcıyorsunuz?

Başkalarından beklentileriniz mi var? O zaman üçüncü dairedesiniz. Üçüncü dairede oldukça mutsuz olacaksınız.

Çocuklarınızın bazı davranışlarını belli bir yaşa kadar kontrol edebilirsiniz ama çocuklarınızın nasıl düşüneceğini, nelerden mutlu olacağını siz seçemezsiniz.

Eşinizin nasıl düşüneceğini siz seçemezsiniz.

Arkadaşlarınız sizin beklentilerinizi karşılamak zorunda değildir.

İlişkilerinizi güven üzerine kurmak zorunda değiliz, ilişkinin sürdürülebilirlik kriterlerini belirleriz. Yani krımızı çizgilerimizi belirleriz ve kırmızı çizgilerimiz ihlal edildiği zaman ne yapacağımızı belirleyip ona göre harekete geçer, ona göre davranırız.

Sonuç olarak; Biz sadece kendi duygularımzı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı kontrol edebiliriz. Aynı zamanda belli bir oranda da insanları etkileyebiliriz. Ama beklentilerimizi ‘kontrol edemediğimiz’ şeyler üzerine kurarsak, mutsuz olacağımız kesin.

Tekrar soruyorum zamanınızı hangi dairede harcıyorsunuz?

(2 Nisan 2014)