Kalbin temizse hikayen mutlu biter!

Etiket: hafıza teknikleri (page 1 of 1)

Okuduklarımızı Neden Unutuyoruz? Kalıcı Öğrenmenin Bilimsel Yolu

Kısa cevap: Okuduklarımızı unutuyoruz çünkü klasik tekrar tekrar okuma yöntemini kullanıyoruz ama bu yöntem bilgiyi gerektiğinde zihinden çağırma becerisini yeterince çalıştırmaz. Kalıcı öğrenmenin en etkili yollarından biri, kitabı kapatıp ana fikri kendi cümlelerimizle hatırlamaya çalışmaktır. Buna aktif hatırlama ya da geri getirme pratiği denir.

Bir kitabı severek bitirdiğinizi düşünün. Aylar sonra biri “Ne anlatıyordu?” diye sorduğunda aklınızda yalnızca iki üç cümle kalabilir. Kitap kötü değildi; siz de dikkatsiz değildiniz. Sadece okudunuz. Sonrasında hatırlamaya çalışmadınız, üzerine düşünmediniz ve bilgiyi zihninizden yeniden çağırmadınız.

Tekrar okumak neden öğrenmişiz gibi hissettirir?

Bir metni ikinci veya üçüncü kez okuduğumuzda cümleler tanıdık gelir. Gözümüz sayfada daha rahat ilerler, daha az yerde dururuz. Zihin de bu akıcılığı bazen gerçek öğrenmeyle karıştırır.

Oysa tanıdık gelmek, hatırlayabilmek değildir. Sokakta gördüğünüz bir yüzü tanıyıp adını çıkaramamanız gibi… Metin gözünüzün önündeyken bildiğinizi sanabilirsiniz; fakat kitap kapandığında ana fikri anlatamıyorsanız bilgi henüz yeterince sağlam değildir.

Tekrar okumak “biliyorum” hissini güçlendirebilir. Aktif hatırlama ise gerçekten ne bildiğimizi gösterir.

Roediger ve Karpicke’nin araştırması ne gösterdi?

Washington Üniversitesi’nden psikologlar Henry L. Roediger ve Jeffrey D. Karpicke, 2006 yılında Psychological Science dergisinde yayımlanan çalışmalarında tekrar okuma ile kendini sınamayı karşılaştırdı.

Öğrenciler bilgilendirici metinleri aynı toplam süre boyunca üç farklı biçimde çalıştı:

  • SSSS: Metni dört kez okudular.
  • SSST: Üç kez okuyup bir kez hatırlama testi yaptılar.
  • STTT: Bir kez okuyup üç kez, metne bakmadan hatırladıklarını yazdılar.

Beş dakika sonra yapılan sınavda tekrar tekrar okuyan grup daha başarılıydı. Fakat bir hafta sonra tablo tersine döndü: dört kez okuyan grupta unutma oranı yaklaşık yüzde 52 iken, bir kez okuyup üç kez kendini sınayan grupta yaklaşık yüzde 14’tü.

Daha da ilginci, metni en çok tekrar edenler sınavdan önce kendilerine daha fazla güveniyordu. Kendini sınayanlar zorlandıkları için bilgilerinden daha az emin hissediyordu; fakat gecikmeli sınavda daha iyi hatırlayanlar onlardı.

Bu sonuç, “okumak işe yaramaz” demek değildir. Okumak öğrenmenin ilk adımıdır. Araştırmanın gösterdiği şey şudur: Bilgiyi uzun süre korumak için yalnızca yeniden görmek değil, onu zihinden geri çağırmak gerekir.

Tekrar okuma ile aktif hatırlamanın hafızadaki farkını gösteren editoryal illüstrasyon

Araştırma: Test-Enhanced Learning: Taking Memory Tests Improves Long-Term Retention

Aktif hatırlama nedir?

Aktif hatırlama, bir bilgiye yeniden bakmadan önce onu hafızadan bulup çıkarmaya çalışmaktır. Kitabı kapatıp bölümün ana fikrini söylemek, kendinize soru sormak, kısa bir özet yazmak veya öğrendiğinizi birine anlatmak aktif hatırlamaya örnektir.

Bir yolu ilk kez yürürken haritaya bakarsınız. İkinci kez haritayı açmadan, yanılma ihtimalini göze alarak yürüdüğünüzde o yolu gerçekten öğrenmeye başlarsınız. Bilgi de böyledir: yalnızca bakarak değil, bakmadan bulmaya çalışarak yerleşir.

Okuduklarımızı nasıl kalıcı hâle getiririz?

1. Bölüm bitince kitabı kapatın

Sayfayı çevirmeden önce kitabı kapatın ve okuduğunuz bölümü kendi cümlelerinizle anlatın. Bir dakika bile yeter. Şu üç soruyu sorun: “Az önce ne öğrendim?”, “Ana fikir neydi?”, “Bunu bir başkasına nasıl anlatırdım?”

2. Altını çizmek yerine soru üretin

Bir cümlenin altını çizmek çoğu zaman “buna sonra bakarım” demektir. Bunun yerine sayfanın kenarına bir soru yazın: “Yazar burada ne anlatıyor?” veya “Bu düşünce hangi probleme cevap veriyor?” Kitabı yeniden açtığınızda önce cevabı zihninizden vermeye çalışın.

3. Hatırlamayı zamana yayın

Bir metni okuduktan hemen sonra kendinizi sınamak kolaydır; bilgi henüz tazedir. Asıl öğrenme, aradan zaman geçtikten sonra onu yeniden çağırmaya çalıştığınızda güçlenir. Akşam okuduğunuz bir şeyi ertesi sabah, birkaç gün sonra ve bir hafta sonra tekrar hatırlamayı deneyin.

Kapalı kitap ve not defteri farklı günleri simgeleyen değişen gün ışığında duruyor

4. Okuduğunuzu birine anlatın

Anlatmak, hatırlamanın en doğal biçimlerinden biridir. Karşınızdaki kişi anlamadığında düşüncenizin hangi bölümünün eksik kaldığını görürsünüz. Yanınızda kimse yoksa biri varmış gibi yüksek sesle anlatabilirsiniz.

Bir kadın kütüphanede kapalı bir kitaptan öğrendiği fikri bir erkeğe anlatıyor

5. Zorlanmayı başarısızlık saymayın

Hatırlamaya çalışırken zorlanmak, öğrenmediğiniz anlamına gelmez. Çoğu zaman tam tersine, zihnin bilgiyi yeniden kurduğunun işaretidir. Kolay gelen tekrar rahatlatır; emek isteyen hatırlama ise hafızayı çalıştırır.

10 dakikalık kalıcı okuma rutini

  1. 6 dakika okuyun: Tek bir bölüm veya birkaç sayfa seçin.
  2. 1 dakika kitabı kapatın: Ana fikri zihninizden söyleyin.
  3. 2 dakika yazın: Hatırladığınız üç noktayı kendi cümlelerinizle not edin.
  4. 1 dakika kontrol edin: Metne dönün, eksikleri görün ve notunuzu düzeltin.

Ertesi gün notlara bakmadan aynı üç noktayı yeniden hatırlamaya çalışın. Bu küçük alışkanlık, pasif okumayı aktif öğrenmeye dönüştürür.

Sık sorulan sorular

Tekrar okumak tamamen gereksiz mi?

Hayır. İlk okuma konuyu anlamak için gereklidir; ikinci okuma da eksikleri fark etmeye yardımcı olabilir. Sorun, öğrenmeyi yalnızca tekrar okumaya bırakmaktır. En iyi sonuç için okumayı, kitaba bakmadan yapılan hatırlama denemeleriyle birleştirin.

Altını çizmek öğrenmeyi sağlar mı?

Altını çizmek önemli yerleri bulmayı kolaylaştırabilir; ancak tek başına kalıcı öğrenme garantisi değildir. Çizdiğiniz her önemli bölüm için bir soru üretmek ve cevabı metne bakmadan vermek daha etkilidir.

Aktif hatırlama ne kadar sürmeli?

Uzun sürmesi gerekmez. Bir bölümün ardından bir dakikalık sözlü özet veya üç maddelik kısa bir not bile etkili bir başlangıçtır. Önemli olan, cevaba bakmadan önce zihninize düşünme fırsatı vermektir.

Unutmamak için ne zaman tekrar etmeliyiz?

Tek bir herkese uyan takvim yoktur. Pratik bir başlangıç olarak aynı gün kısa bir özet yapabilir; ertesi gün, birkaç gün sonra ve bir hafta sonra kendinizi yeniden sınayabilirsiniz. Zorlandığınız konulara daha sık dönün.

Bazen yapılacak en iyi şey kitabı kapatmaktır

Bir kitabı bitirmek, onu gerçekten öğrenmek değildir. Bir cümlenin altını çizmek, onu anladığımız anlamına gelmez. Bir düşüncenin tanıdık gelmesi de onu bildiğimizi göstermez. Çünkü çoğu zaman bilgiyle karşılaşmayı, bilgiyi öğrenmekle karıştırırız.

Zihnimize aldığımız her şey raftaki kitaplar gibi yerinde durmaz. Kullanmadığımız, üzerine düşünmediğimiz ve hatırlamaya çalışmadığımız bilgi zamanla silikleşir. Bu yüzden bizi geliştiren şey yalnızca ne kadar okuduğumuz değil, okuduklarımızdan ne kadarını kendi cümlelerimizle yeniden kurabildiğimizdir.

Bazen yapılacak en iyi şey kitabı kapatmaktır. Sonra kendinize sorun: “Az önce ne öğrendim?” Çünkü bilgi, yalnızca gözünüzün önündeyken değil; ihtiyaç duyduğunuzda zihninizde yeniden canlanabildiğinde gerçekten sizin olur.

Bir başka yazıda görüşmek üzere.

Hakan Mengüç Hakkında

Eserleri 30’a yakın dile çevrilen Hakan Mengüç, uluslararası çok satan kitapları ve 11 yayımlanmış eseriyle dünyanın farklı coğrafyalarındaki okurlarla buluşmaya devam ediyor.

Besteleriyle de kalplere dokunan Hakan Mengüç, aynı zamanda bir ney virtüözü ve piyanisttir. Müzikleri, dijital platformlar aracılığıyla 60’tan fazla ülkede dinlenmektedir.

Hakan Mengüç, nefes, mindfulness ve farkındalık odaklı hafta sonu kampları düzenlemektedir. Kamplarda, geliştirdiği DAT (Durum–Anlam–Tepki) sistemi çerçevesinde uygulamalı çalışmalar yapılmaktadır. Güncel kamp takvimine https://www.hakanmenguc.org/etkinlik-takvimi/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Bir Günde 500 İngilizce Kelime Nasıl Öğrendim

Öğrenme dediğimiz şey bildiğimiz bir şeyle, bilmediğimiz şey arasında bağlantı kurmaktır.

Niye Şu Geometri, Fizik veya Matematik Dersini Anlamıyoruz? Çünkü bilmediğimiz bir şeyi, bilmediğimiz bir şeyle öğrenmeye çalışıyoruz, ya da öyle öğretiliyor. Ve zaten okullarda bedeni kullanarak öğrenme diye bir şey yok.

Bir Günde Nasıl 500 Kelime Ezberledim İlk 300 kelimeyi ezberlerken çok zorlanmadım.

Devamı İçin TIKLAYIN..

Bir Günde 500 İngilizce Kelime Nasıl Öğrendim?

(Bu yazı Hakan Mengüç tarafından 2009 yılında yazılmıştır.)

Pazartesi günü yazmıştım, ‘Cuma günü 500 ingilizce kelime ezberleyeceğim’ diye. Pazartesi gününden itibaren diğer işlerimi hallerderken bir yandan da kelimeleri çıkarmaya başladım. Çünkü ezberleyeceğim kelimeler günlük hayatta kullanılan kelimeler veya benim sürekli karşılaşacağım tarzda kelimeler olmalıydılar, aksi takdirde unutulurlar. Bu kelime bulma işi sandığımdan da zor çıktı. Önce Mentalist dizisinin 8. bölümündeki bilmediğim kelimeleri çıkardım, onlar az geldi. Sonra Richard Bach‘ın Messiah’s Hands Book (çok kısa bir kitaptır) kitabındaki bilmediğim kelimeleri çıkardım. Anca 200 tane filan oldu. Nereden bulayım derken, ingilizce kelime öğrenme ile ilgili bir kitabım vardı onu buldum, oradan kelime seçtim ve 500’e tamamladım.

Dile Kolay

500 kelime dile hakikaten çok kolaymış. Neyse bu konuya sonra döneceğim.

Nasıl Ezberledim?

Öğrenme dediğimiz şey bildiğimiz bir şeyle, bilmediğimiz şey arasında bağlantı kurmaktır.

Devam