Kalbin temizse hikayen mutlu biter!

Kategori: Kendini Kötü Hissettiğinde Okunacak Yazılar (page 1 of 2)

Pişmanlık Üzerine

Hepimizin geçmişe dönüp baktığında pişman olduğu şeyler vardır hatta bazılarının bu pişmanlıklar yakasını bırakmaz.

Olaylara biraz farklı bakabilmemiz açısından sizlerle pişmanlık psikolojisini anlatan bir video paylaşmak istedim.

İnsanların Bakmadığı Yere Bakarsan, Görmediklerini Görürsün!

Diplomatın biri, fakir bir adamın yanına gider ve:

-“Oğlunun evlenmesini sağlayabilirim” der.
– Oğlumun hayatına asla karışmam…
– Ama, kız Lord Rothschild’in kızı…
– Haaa! O zaman başka…

Diplomatın ikinci durağı, Lord Rothschild’in yanıdır.

– Kızınız için bir kısmet buldum Lord’um..
– Benim kızım evlenmek için henüz çok küçük…
– Ama, bu delikanlı halihazırda Dünya Bankası Başkan Yardımcısı…
– Bak o zaman başka…

Diplomat, Lord’un yanından ayrıldıktan hemen sonra soluğu Dünya Bankası Başkanı’nın yanında alır.

– Size başkan yardımcısı olarak tavsiye edeceğim, çok iyi bir delikanlı var.
– Şu an zaten ihtiyacımdan çok başkan yardımcım var, gerekmez…
– Ama, bu çocuk Lord Rothschild’in damadı…
– Bak o zaman oldu… Gelsin başlasın…

 

—–

Farklı bakmak, farklı düşünmekfarklı çözümler bulmanızı sağlar.

—–
NASA uzaya astronot gönderdiğinde tükenmez kalemlerin yer çekimi olmayan ortamda çalışmadığını fark etti. Yerçekimi olmadığı için mürekkep kağıdın üzerine akmıyordu.

Bu problemin çözümü NASA’ya on yıla ve 12 milyon dolara maloldu. Öyle bir tükenmez kalem ürettiler ki bu kalem, yerçekimsiz ortamda, yukarı yönde, suyun altında ve sıfırın altından 300 C’ye kadar olan sıcaklıklarda yazı yazmaya olanak sağlıyordu.

Peki Ruslar ne yaptı…?? Kurşun kalem kullandılar.

—–

Bu kadar basit!

Fakat üzülmeyin, bakış açınızı değiştirirseniz ne harcadığınız para boşa gider, ne harcadığınız zaman..

Zira Amerika’lılarda da öyle oldu. Uzayda yazan tükenmez kalemi bulmak aynı zamanda mürekkep püskürten yazıcının bulunmasına da sebep oldu ve Amerika’lılar harcadıkları paranın en az 100 bin katını kazandılar.

—–

Her problemin hem basit hem de uzun bir çözümü vardır. Hangisini seçeceğinizi vakit sıkıntınıza göre ayarlayın artık :)

—–

 

İnsanların Bakmadığı Yere Bakarsan, Görmediklerini Görürsün!

Sizin Motivasyon Kaynağınız Hangisi?

Bazen olduğu gibi görmeliyiz dünyayı..

Sorumluluk alıp, hayatın gerçekleri ile yüzleşmeleri için, anne babalar çocuklarının büyüdüğünü farketmeliler

Herkesin motivasyon kaynağı farklıdır :)

Olaya nereden baktığımız çok önemlidir

Hayat Senden Ne Bekliyor?

Ünlü psikiyatri profesörü Viktor Frankl da bâzı insanların zor ve değiştirilemez bir kadere sâhip olduklarını kabûl etmiştir. Fakat şartlar ne kadar zor olursa olsun intihar etmek kesinlikle kabûl edilemez bir seçenektir ilkesini savunmuştur. Nazi kamplarındayken bir arkadaşı intihar etmeyi plânladığını söylemiş. Profesör Frankl neden bu kararı aldın diye sorunca ?artık hayattan hiçbir beklentim kalmadı? diye cevap vermiş. Viktor Frankl da, cevap olarak, ?belki de sen hayattan ne bekliyorsun sorusu yerine hayat senden ne bekliyor sorusunu sorman gerekiyor? demiş.

Kendimize soralım;

Hayat Benden Ne Bekliyor?

 

 

Kaynak: http://www.keremdoksat.com/2011/01/29/ugur-alkan?dan-arketipal-kozmoloji-ve-dunya-tarihi/

 

Hiç Bir Başarı Tesadüf Değil – Ajda Pekkan

Başarılı insanları incelediğimizde görünüşte diğer insanlardan çok farklı bir şeyler yapıyor gibi görünmeselerde, onları mükemmelleştiren ayrıntılara verdikleri önemdir.

Bir söz vardır çok severim, der ki; ‘Kusursuzluğu küçük şeyler oluşturur ama kusursuzluk küçük bir şey değildir.’

Sabahleyin Ajda Pekkan‘ın yakın arkadaşı Oya Germen‘in Ajda Pekkan’ın disiplinin anlatan bir konuşmasına şahit oldum. Yazın tatile bodruma gitmişler ve 4 günlük tatilde bile Ajda egzersiz aletlerini yanında götürmüş, her sabah saat 6’da spor hocası geliyormuş ve 1 saate yakın çalışıyorlarmış.

Tatilde bile her sabah 6’da kalkıp sporunu aksatmayan, disipline bu kadar önem veren birisi istemese dahi başarılı olur.

Şunu unutmayın Ajda Pekkan 1946 doğumlu, yani 2011 itibari ile 65 yaşında..

1964 yılında müziğe başladı, 1977 yılında Süperstar ünvanın aldı ve hala bu ünvanı koruyor, 65 yaşında bu enerji, bu sağlık asla ve asla tesadüf değil.

 

Bugün Tam da İstediğim Gibi Bir Gün

Bir gazeteci 102 yaşında olan bir adamla ropörtaj yapmaya gitmiş.

Haliyle ona bu yaşına kadar nasıl geldiğini, ne tür bir beslenme uyguladığını ve spor yapıp yapmadığını sormuş, uzun ve sağlıklı bir yaşam için ip uçları vermesini istemiş.

Yaşlı ve dinç adam gazeteciye, ben herhangi bir beslenme programı uygulamam ya da çok özel bir egzersiz programım falan yok demiş.

Gazeteci çok şaşırmış, yaşlı adam sözlerine devam etmiş, “Sadece kendimi bildim bileli tek bir şey yaptımtım ve asla yapmaktan vazgeçmedim.

Her sabah çok erken kalkarım, odamın perdelerini sonuna kadar açar ve o gün ister çok yağmurlu, çamurlu, gökgürültülü olsun, ister karlı, ister güneşli ya da sisli, kasvetli bir gün olsun…

Gökyüzüne uzun uzun bakar ve ‘Bugün tam benim istediğim gibi bir gün…Bu gün benim için muhteşem geçecek,’ derim.

Ben Mi Üzüleyim Ailem Mi Üzülsün?

aile_ve_karar_alma

Gerek koçluk çalışmalarımda gerek insanlarla sohbetlerimde hep ailelerle ilgili problemler görüyorum. Siz bir şey yapmak istiyorsunuz ama aileniz tehlikeli olduğu için, başınıza bir şey geleceğini düşündüğü için yapmanızı istemiyor.

Yapsanız anneniz babanız üzülecek, yapmasanız siz? Peki bu durumdan nasıl çıkacağız?

Daha önceki yazımda yazmıştım, “En büyük risk, hiç risk almamaktır” eğer bu yazıyı okumadıysanız mutlaka okuyun. Ayrıca anne babalar için de, “Çocuklarınızın yapması gereken 5 şey” adlı bir video paylaşmıştım.

Devam

En Büyük Risk, Hiç Risk Almamaktır

Risk almaktan kaçarken, daha büyük riskler aldığımızın farkında olmuyoruz, daha sonraları anlıyoruz ama o zaman da iş işten geçiyor… Fakat şu Çin atasözünü de hiç unutmamalıyız, ‘Bir ağacı dikmek için en iyi zaman 20 yıl önceydi, ikinci en iyi zamansa bugündür.’

Yine bahar ayı gelmişti. Tohumlardan biri diğerine, “Ben büyümek istiyorum!” dedi, “Köklerimi tohumaltımdaki toprağın derinlerine ve filizimi yeryüzüne göndermek istiyorum… Baharın müjdecisi tomurcuklarım açılsın istiyorum… Güneşin sıcağını yüzümde, sabahın tatlı dokunuşunu yapraklarımda hissetmek istiyorum! “Ve büyümeye başladı tohum.

İkinci tohum ise, “Ben korkuyorum” dedi, “Köklerimi altımda yatan toprağa derinliklere gönderirsem, karanlıklarda beni neyin beklediğini bilemem. Üstümdeki toprağı zorlayıp yeryüzüne çıkmaya çalışsam, filizlerim zarar görebilir… Hem tomurcuklarım açmaya başladığında 136üzerinde salyangozlar gezip, onları yemeye kalkarsa? Ya tomurcuklarım açılıp, çiçeğe dönüştüklerinde küçük bir çocuk beni koparıverirse? Yo, hayır. En iyisi burada kalıp beklemek. Büyümek için belki daha güvenli bir zaman bulabilirim.”

Ve ikinci tohum beklemeye başladı. O sırada yumuşamış olan bahar toprağını eşeleyen bir tavuk buldu tohumu ve bir lokmada yutuverdi onu.

En büyük risk, hiç risk almamaktır.

Bir baba oğluna şöyle bir öğütte bulunmuş.
Oğlum! Cesaretli ol! Hayatına geri baktığın zaman yaptıkların için değil, yapmadıkların için üzüleceksin…

Ben bile geçmişime baktığımda yapmadıklarım için, ‘Keşke yapsaydım, keşke geri adım atmasaydım’ diyorum.

Aşağıdaki video anlatmak istediklerimizi çok güzel özetlemiş.


Anthony Robbins Davranışlarımızın Altındaki Nedenleri, Niçinleri ve 6 İnsan İhtiyacını Anlatıyor (Türkçe altyazı)

Anthony Robbins‘in Türkçe ilk altyazılı videosunu sizlerle paylaşıyorum.

Ted Talks‘ta 18 dakikalık konuşma sınırı olduğu için Anthony Robbins bir çok konuyu bu süreye sıkıştırmaya çalışıyor. Anlatması iki saat sürecek bazı konuları üç dakika içinde anlatmaya çalışıyor. (örneğin altı insan ihtiyacı konusu)

anthony_robbins_hakanmenguc

Anthony Robbins konuşmasının başında koçluk yaptığından bahsediyor, ‘Ben insanları motive etmiyorum, sizin motivasyona ihtiyacınız yok. Ben, ‘Neden‘, ‘Niçin‘ adamıyım’ diyor. Yani ‘Bir davranışı neden yaptığınızı, niçin yaptığınızı bilmek istiyorum‘, diyor.

Ben duyguların yaşamın gücü olduğuna inanıyorum’ diyor. Bir kaç gün önce insanların kendi çıkarları için çalıştığı hakkında konuşulmuş herhalde, Tony ‘Buna ben de katılıyorum ama duygular araya girdiğinde bütün dengeler alt üst olur’ diyor. Mesela Marmara depremini düşünün, öyle bir durumdu ki, insanlar tanımadığı kişiler için bile hayatlarını tehlikeye attı. İşte ‘duygular işin içine girdiğinde tüm dengeler değişir’ derken kastettiği bu.

Devam