Çünkü insan, kaderine açılan kapıdan yalnızca kendi cesareti ile geçebilir. Bazı yolculuklar vardır ki yanında kalabalıklar olsa bile aslında içsel olarak tek başınasındır. Çünkü o yol, başkalarının sana eşlik edebileceği değil; senin kendini tanıyacağın bir yoldur.
Hayatta bazı dönemler gelir. Eski alışkanlıkların artık sana dar gelmeye başlar. Daha önce sana güven veren şeyler anlamını kaybeder. İnsanlar değişir, yollar ayrılır, bazı kapılar kapanır. O anlarda çoğu insan kaybolduğunu düşünür. Oysa bazen kaybolmak, insanın kendine giden yolu bulmasının başlangıcıdır.
Çünkü her insanın içinde sadece kendisinin yürüyebileceği bir yol vardır.
Bu yol boyunca karşına çeşitli işaretler çıkar. Bazen gökyüzünde süzülen bir kuş, bazen yüzüne dokunan bir rüzgâr, bazen hiç tanımadığın bir insanın söylediği tek bir cümle… Dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bu anlar, insanın iç dünyasında büyük kapılar açabilir.
Yeter ki kalbin onları okuyabilsin.
Çünkü hayat çoğu zaman bize cevapları doğrudan vermez. Bazen sorularımızın karşılığını bir olayla, bazen bir karşılaşmayla, bazen de uzun zamandır fark etmediğimiz bir duyguyla gösterir.
Belki de bu yüzden bazı karşılaşmalar tesadüf gibi görünür ama aslında insanın kendi yolculuğunda bir anlam taşır.
Bir gün dönüp geriye baktığında anlarsın:
Bazı gecikmeler seni korumak içindir.
Bazı ayrılıklar seni büyütmek içindir.
Bazı yalnızlıklar ise seni kendine yaklaştırmak içindir.
Çünkü insan bazen başkalarının sesleri arasında kendi sesini kaybeder. Yalnız kaldığında ise içinde yıllardır bekleyen o sessiz sesi duymaya başlar.
Yalnız yürüdüğün yollar, seni cezalandırmak için değil; seni hazırlamak için karşına çıkar.
O yollarda sabrı öğrenirsin.
Kendine güvenmeyi öğrenirsin.
Kontrol edemediğin şeyleri teslim etmeyi öğrenirsin.
Ve sonunda fark edersin ki aslında hiçbir adımını tamamen yalnız atmamışsındır.
Çünkü hayat, yürüyene yol gösterir.
Bazen bir insanla, bazen bir kitapla, bazen bir cümleyle, bazen de kalbinin içinde doğan küçük bir fark edişle…
Bazı yollar yalnız yürünür.
Ama o yolların sonunda insan, en değerli yol arkadaşını bulur:
Kendisini.